Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hermione Granger

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hermione granger

avatar

RPG Puanı :
45 / 10045 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 23
Savaş Tarafın : dumbledore army
En Belirgin Özellik : zeki ve çalışkan olmam
Asa : 26 cm aklın gücü
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 19/09/09

MesajKonu: Hermione Granger   Paz Eyl. 20, 2009 10:23 am

O gün öğleden sonra Hermione; Ginny ve Dean ile birlikte Hogsmeade'de dolaşmaktaydı. Hogsmeade son birkaç haftadır karanlık bir sessizliğe bürünmüştü. Birçok dükkan kapanmış, birkaçı da hava kararmadan kepengleri çekmeye başlamıştı.

Hermione sokakta kol gezen dedikodulardan haberdardı. Bu sessizliğin sebebinin; adını ilk kez duyduğu ve hiç görmediği,ruh emiciler olduğunu biliyordu...

Güneşin batmasıyla birlikte Hogsmeade daha da karanlığa gömüldü. Sokaklarda gürültü, patırtının olmaması Hogsmeade'de huzurun bozulmadığı anlamına gelmiyordu. Hogsmeade'de huzursuzluk taş duvarların ardında gizliydi. Her kapının, her duvarın ardında; başka fısıldaşmalar, başka endişeler vardı. Huzursuzluk seziliyor, huzursuzluk duyuluyordu.

O akşam Hermione de huzursuzdu ve aniden huzursuzluğunu perçinleyen tiz bir çığlık duydu. Bu tiz çığlık yüksek taş duvarlı binaların çevrelediği dar bir ara sokaktan gelmekteydi. Nessie çığlığı duyar duymaz durdu. Ginny;''Artık gitmeliiz Hermione, çok geç oldu. Hadi!'' dedi ve Hermione'nin kolunu tuttu. Hermione ani bir hareketle kolunu çekti ve ''Siz gidin ben birazdan gelirim'' dedi. Dean tam ağzını açacaktı ki, ''Gidin dedim, hadi!'' diye ısrar etti. Gidiyorlardı fakat Hermione için endişeliydiler. Hermione'nin ne kadar inatçı olduğunu biliyorlardı. O hep böyleydi. Her koşulda kafasına buyruk hareket ederdi...

Hermione taş duvarların arasından ilerlemeye başladı. Asasını çıkardı ve havaya kaldırdı. Sessizce ''Lumos'' dedi. Yavaş adımlarla ilerledikçe çığlıkların artığını duyabiliyordu. Hermione'nin aklından birinin şu anda ona muhtaç olduğu düşüncesi geçti bir an. Bu düşünceyle birlkte adımlarını hızlandırdı...

Yüksek taş duvarlar kasvetliydi. Küçük, eski, ahşap bir pencereden sarı bir ışık huzmesi görünüyordu.Hermione kafasını çevirdi. İçeride pejmürde giyimli yaşlı bir adam ve endişesi gözlerinden okunan yaşlı bir kadın oturmaktaydılar. Düşünüyor gibiydiler. Çok fazla şey düşünüyor gibi...

Hermione pencerenin yanından geçip ilerlemeye devam etti. Sokağın sonuna gelmişti. Kalp atışlarının hızlandığını hissedebiliyordu. Kalbi sessiz bir endişeyle güm güm atarken gördüğü siyah silüetlerin ne olduğunu anlamıştı.Daha önce hiç görmediği bu canlılarla şimdi karşı karşıyaydı. Çığlıklar durmuştu; sadece bir baykuşun tiz sesi duyuluyordu.

Ruh emiciler ani bir hareketle Hermione'ye doğru yaklaştılar. Baykuş sesi artık duyulmuyordu. Tekrar başlayan çığlıklar tüm sesleri bastırmıştı. Hermione birkaç saniye boyunca ne olduğunu göremedi. Gözlerini açtığında ise görüntü tamamen değişmişti:HErmione yerdeydi. Dirseğini kaldırım taşına çarpmış olmalıydı. Kan durmuyordu. Görüntü bulanıktı fakat Hermione birini gördü. Uzun boylu bir çocuktu. Ruh emicileri savurmaya çalışıyordu. Asasını kaldırıp Hermione'nin anlamadığı birkaç şey söylemiş ve ruh emicilerden birkaçını uzaklaştırmayı başarmıştı. Hermione ayağa kalkmaya çalışıyor ama kalkamıyordu. Görüntü gittikçe bulanıklaşıyordu, gözleri kapanmak üzereydi ama artık etrafta ruh emici olmadığından emindi. Son gördüğü şey birinin onu kucaklamış olduğuydu. Hermione uyumuştu. Kim bilir belki bir daha uyanmayacaktı...

*****

Hermione gözlerini araladı. Yaşıyordu. Revirde temiz bir hasta yatağında yatmaktaydı. Bir an sevinir gibi oldu ama gözlerini tam olarak açabildiğinde gördüğü şey onu hayal kırıklığına uğratmıştı. Daha doğrusu göremediği şey. Yanıbaşında olmasını arzuladığı kurtarıcısı...Birkaç gün sonra revirden çıkmış ortak salona doğru yürürken birşeyin farkına vardı. Onun kim olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyecekti. ''O'' hiçbir zaman gelmeyecekti, gelip de ''O bendim'' demeyecekti. Ama aynı yüksek duvarların arasındaydılar. Hogwarts'daydılar. Hermione sırrıyla birlikte düşünceli adımlarla ortak salona doğru ilerlemeye devam etti. ''O'' nun da buralarda biryerde olduğunu biliyordu. Zaten tek bildiği de bu değil miydi?.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Hermione Granger
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Role Play Game Dışı :: Site Arşivi :: RPG Arşivi-
Buraya geçin: