Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Adriana Sorcha Kuran

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lee Ester De Rivombrosa
Vampir
avatar

RPG Puanı :
75 / 10075 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 9
Yaş : 25
Savaş Tarafın : Ben taraf tutmam onlar bensden olsun ^^
Rp Partneri : öle bişeyi henüz görmedim gören varsa pm atsın
En Belirgin Özellik : Zeki ve güçlü
Asa : Darknesin gözyaşı: Karanlığın lideri sayılan Kuran Liderine verilen bir asa/ Ancak Kuran Lideri Karanlıklar Lordu tarafından öldürülünce kızına kaldı ki kızıda benim
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 07/09/09

MesajKonu: Adriana Sorcha Kuran   Perş. Eyl. 10, 2009 5:55 pm

Sevgilim…

Sorcha mektuba bu kelimeyle başlamıştı. Ancak devamı yoktu. Kâğıdın üzerinde binlerce oynama yapabilseydi ya da tutarsızca birkaç cümle yazabilseydi. Mutlaka daha iyi olurdu. Ancak bu mektupta –üstelik bu ayrılık mektubu- hitap konusunda bile üstü açık bir kelime kullanılmıştı. Peki, nasıl devam etmeliydi? Duygusuzca “Senden nefret ediyorum!” ya da “Ayrılalım.”yazamazdı. Çünkü bir açıklama yapmak zorunda kalabilirdi. Kendi laneti yetmezmiş gibi birde sevgilisinin lanetiyle uğraşıyordu. Yüksek sesle “Ne kadar zormuş vampirlik.” diye söylendi. Neyse ki herkes Sorcha’nın imla hatalarını gayet iyi biliyor ve kelime dağarcığını da iyi tanıyordu. Bunlara güvenmek zorundaydı. Eğer sevgilisinden ayrılmazsa ya o ya da ikizi ölecekti. Aslında çocukla ilişkileri bitme noktasındaydı. Ama bir vampir olsa da kimsenin ölmesini istemiyordu. Bu işi sevgilisi yurt dışından dönmeden halletmeliydi. Tamamen dağılmış olan aklını toplamaya çalışarak “Bu laneti yapanın… Tövbe, tövbe… Lanetli ikizlermiş(!) Peh!” diye geçirdi içinden. Kalemi eline aldı. Bu seferde telefonun mesaj sesi dağıttı, dikkatini. Öfkeden nefesini tutmuştu. Tutmuş olduğu nefesi bırakıp “Lütfen Darkness! Olaylar zaten ortalığı yeterince karıştırıyor… Bari hayat şartları biraz yumuşak olsa! Burada yalan söylemeye pardon yazmaya çalışıyoruz… Biraz yardım ve insaf rica ediyorum.”dedi yüksek sesle. Telefonu eline alıp ekrana baktı. “Harika, kesinlikle ihtiyacım olan şey bu!” diye düşündü içinden… Mesaj Aşil’dendi. Her zamanki gibi binlerce kızın salya dökeceği bir mesaj attığı kesindi.

“Bakalım bu sefer bana nasıl bir şiir yazmış?”

Seni özledim gülüm

Kalbimi yanına gömdüm

Çünkü sensizlik her gün ölüm

Tatlı Desdemono’m

Beğeneceğim bir sürprizim var, sadece bekle!

Sorcha derin bir iç çekti.

“Bu çocuk çok şirin!”

İçinde bulundukları durumu unutup hayallere daldı. Yirmi birinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla gitmişti. Aşil bir köle, kendiside Venedikli bir prenses… Tabi her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bununda sonu geldi. İçinden “Bakalım bu güzel düşüncenin sonunu getiren F kuvveti kim?” diye homurdandı. Bu Geon’du. Kendisi Sorcha’nın köpeğiydi. Sorcha onun bacağına sürtündüğünü görünce “Gel bakalım, F kuvvetim! “ dedi. Onu kucağına aldı.

Ne kadar kötü bir sahibim, kendi sorunlarıma dalıp senin ihtiyaçlarını unuttum! Hadi bakalım, gezmeye çıkalım sanırım ihtiyacın var. “ dedi.

Telefonunu yanına aldı. Üstüne bir şey alma ihtiyacı hissetmeden dışarı çıktı. Evin arka tarafından Roc ormanına yöneldi. Uzun bir süre yürüdü. Ve birden Geon’un yanında olmadığını fark etti. Ormanın içine girdi. Patikadan sapıp doğuya doğru gitti. Birden bir çayırlık gördü. Çayırlık eşsiz görünüyordu. Daha önce böyle bir yerin varlığında bile habersizdi. Ama çayırın güzelliğini gölgede bırakan bir şey gördü. Aman Allah’ım! Orada bilinmeyen bir taştan oyulmuş her insanoğlunun görmesinin bile nasip olmayacağı biri ayı seyrediyordu. Uzun bir süre sanki oraya mıhlanmışçasına orada yatan şeye hayran, hayran baktı. Kadifemsi bir ses “Hey oradaki bana bön, bön bakmaya devam edecek misin? Eğer hiçbir fikrin yoksa gidip beni rahat bırakmayı da düşünebilirsin.” Dedi. Sorcha hayal kırıklığına uğramıştı. Böyle bir güzellik nasıl bu kadar kaba olabilirdi. Sorcha’nın bu durum karşısında “Cık, Cık, Cık!” yapası gelmişti. Birden vücudundaki kanın yanaklarına çekildiğini hissetti. Oradaki ne kadar kaba konuşmuş olsa da hak etmişti. Çünkü birini dikizlerken yakalanmıştı. Kekelemesine engel olamayarak “Şey... Şey… Ben üzgünüm. Yani rahatsız etmek istemezdim. Hemen gidiyorum” dedi ve askeri bir tavırla tek ayağının üzerinde yüz seksen derece döndüğü anda bileğinde buz gibi bir el ve kulağında da bir fısıltı hissetti.

“Şakaydı. Seni korkuttuğum için üzgünüm, sanırım manzaramı seninle paylaşabilirim.”

Sorcha içinden “Bu ne samimiyet ayrıca tanımadığın bir kadına düzeltiyorum kıza –Hala bakireyim- nasıl izinsiz dokunabilir? Bu kendini ne sanıyor? “ dedi ve öfkeyle döndü. Birden onun ifadesi Sorcha’yı yumuşattı. Karşısındaki her neyse gözlerindeki derinlik Sorcha’yı boğuyordu.

“Sorun ne? Sen iyi misin?”

Sorcha En az onun kadar samimiyetle, boşta kalan eliyle beş santim uzaktaki meleğimsi yüzü okşadı. Meleğimsi yüz nefes kesici biçimde değişime uğradı ve az önceki derinliğin yerini zafer ve sevinç aldı.

Bu, bu gece bana eşlik edeceğin anlamındadır umarım! Bu arada ben Edmund. Senin ismin ne?”

Ses artık tamamen kadifemsi ve sıcaktı.

“Adriana Sorcha” Yüce Nyx adına! Tam adını mı söylemişti? Herhalde bir gün bundan daha kötü geçemezdi. Sorcha isteyerek mi, bir geri zekâlı gibi davranıyordu bilinmez… Gün kesinlikle çığırından çıkmıştı. Düşünceleri hafif bir kahkaha ile bölündü.-Her zamanki gibi-

“İki ismini de kullanıyor musun yani? Lakabın falan yok mu senin?”

Omuz silkti. “Seç beğen al! Diye söylemiştim…” Birisi Sorcha’nın çenesini kapatmalıydı çünkü konuştukça batıyordu. Ama Edmund ciddiyetle fısıldadı.

“O zaman Andee!”

“Bana uyar!” Sorcha umursamaz davranmaya çalışıyordu. İçindeki ses “Neden biri iyilik yapmak amaçla beni öldürmüyor?” diye haykırdı. Edmund sıkılmış bir halde –ki haklı çocuk- “Ee? Andee bu saatte senin yaşında biri ormanda ne arıyor?”

“Cevap ve yardım bide köpeğimi… Ayrıca 17 yaşındayım ve reşidim.”

“Ah kes sesini Andee!” Sorcha’nın içindeki ses artık yalvarıyordu. O da haklıydı. Bariz bir şekilde hala yerin dibine batıyordu. Biraz düşünce bugün haksız olan sadece Sorcha’ydı.

“Ahh… Cevaplar yürüyüş yolu olarak ormanı mı, kullanıyor? Bu arada hala benden küçüksün ufaklık(!)”



Edmund sağ eliyle Sorcha’nın saçlarını karıştırdı. Sorcha’nın içindeki ses “Bana bir daha ufaklık deme ve bir daha saçıma dokunma!” diye tısladı. Sorcha hazır cevap gibi “Akıl yaşta değil baştadır.” dedi. Sonrada sözlerin kulağa geliş biçimine güldü. Çok demodelerdi.

“Anlıyorum.” Birden ciddileşmişti ve ciddi tavrını bozmadan “Fazla zeki değilim. Ama iyi bir dinleyici ve yorumcuyum. Neden arkadaşının sorununu anlatmıyorsun? Elimden geldiğince çözüm bulmaya çalışabilirim.” dedi ve kafasını kaldırıp gözlerinin o ana kadar keşfedilmemiş büyüsünü Sorcha’nın üstüne saldı.

Sorcha düşünmeden “Bir arkadaşım sevgilisinden ayrılmak istiyor aslında zorunda...” diye yalan söyledi. Ama bunu Edmund’ın anlayıp anlamadığını görememişti.

“Bundan sana ne? Özel bir şey değil mi?”

Şey… Yakın arkadaşım ve yardım istedi. Sanırım mektup yazacaktı ama bu konuda pek başarılı değil.”

Sesi suçlu bir çocuk gibi çıkmıştı. Neden anlatıyordu ki?

“Kabalığımı bağışla. Anlamaya çalışıyorum. Ama neden direkt söylemiyor?”

Ne söylesin; “ Ayrılalım!” falan mı? Yok, o bu tür şeyler söyleyemez yani inanmaz şaka yapıyor zannederler.”

“Ahh… Anlıyorum –birden gülümser- sanırım bir fikrim var. Şey… Onu gerçekten seviyor mu?”

Gülüyor olmasına rağmen ciddiydi. Sanki cevap hayati bir önem taşıyordu. Gözlerini Sorcha’ya dikmişti ama bir şey dinliyor gibi görünüyordu. Sorcha bir şey söyleyemeyecek bir haldeyken “Emin değil, neden?” diye soruverdi. Edmund, Sorcha’ya bir adım daha yaklaştı. Zaten konuşurken birbirlerine yaklaşmışlardı. Ancak şimdi aralarında hiç boşluk yoktu.

“Dedim ya, bir fikrim var! Ama şimdi ne yaparsam yapayım olumsuz bir tepki verme olur mu?”

Ve cevabı beklemeden sert mermer gibi dudaklarını Sorcha’nınkilerle buluşturdu. Sorcha öpücüğün etkisiyle her şeyi unutmuştu. Edmund’ın dudakları ve nefesinin tadı enfesti. Kısa ama tatlı bir öpücüktü. Daha sonra Edmund onu kendisinden ayırdı. Edmund’ın gözleri artık yoğun bir hüzün ve acı taşıyordu. “Sanırım arkadaşın sorunundan kurtuldu!” Seste sahibinin gözleri kadar acı ve hüzünle doluydu.

Ardından ağaçların arasından bir hışırtı duydu. Sorcha sesin geldiği yöne döndü ancak görebildiği tek şey bir çift far ve duyabildiği tek şeyde tekerleklerin sesiydi.

Edmund, Sorcha’nın yalan söylediğini nereden ve nasıl öğrenmişti? Sorcha bu düşünceyle boğuşurken cebi titredi ve kendine geldi. Sorcha telefonun ekranına baktı. Yine mesaj gelmişti ve yine Aşil’dendi. Mesajda bir kelime vardı, acı içinde bir kelime…
“Bitti…”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Adriana Sorcha Kuran   Paz Eyl. 13, 2009 7:25 pm

Renklendirme güzeldi. Ama sende *kalın* fontunu uygulamak yerine *size=11* 'i tercih etseydin daha güzel bir görünüm yakalayabilirdin. Paragraf uyumunune yazık ki sende de görmüş değilim. Görünüm ortalamanın altında kaldı. Çok fazla gereksiz satır atlanmış gibi... Bence bunun yerine paragraflarını kalın tutmayı denemelisin. Betimlemeler zaten başta tek tüktü, sonradan iyice yok olmuş. Olayı anlataım derkn betimlemeleri ihmal etmemelisin. Cümlelerini süsleyerek yazman daha akıcı olur. İyi rpler.


RPG Puanınız:75

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Adriana Sorcha Kuran
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Adriana Sorcha KURAN

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Role Play Game Dışı :: Site Arşivi :: RPG Arşivi-
Buraya geçin: