Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Arwen Helena LANCASTER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Arwen Helena Lancaster
3.Sınıf
avatar

RPG Puanı :
73 / 10073 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 25
Savaş Tarafın : Aydınlık Taraf
En Belirgin Özellik : ...cesur...
Asa : henüz yok
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 03/09/09

MesajKonu: Arwen Helena LANCASTER   Perş. Eyl. 03, 2009 10:51 pm

“Kes sesini Dan! Biraz daha uğraşırsan…”

Cümlesini bile tamamlayamamıştı o kadar sinirliydi ki… Arkasını dönüp odadan uçarcasına çıktı.
Zaten tehdit etse neye yarardı ki?! Daniel ondan büyüktü ve emindi ki hiç bilmediği hatta tahmin bile edemediği büyüleri o çoktan biliyordu. Sinirlerini bozuyordu bu durum. Niye o büyük değildi ki sanki. her şeye karışan bir abi ihtiyacı olan son şeydi zaten.
Gösterişli tahta merdivenlerden odasına doğru koşarken siniri yatışmaya başlamıştı. Zaten hiçbir zaman sinirli kalamamıştı. Tabi daha büyük durumlar dışında…
Aşağıdan Dan in kahkaha sesi geliyordu hala ama aldırmıyordu artık. Bir kapının önünde durup arkasına baktı tam bağıracaktı ki vazgeçti ve üstünde




yazan kapıyı açarak arkasından çarparak kapattı. Odasına girdiğinde ilk olarak henüz açmadığı sandığıyla karşılaştı.
“Off… Daha bu var…” bir sene boyunca alışmıştı büyüye şimdi elleriyle bir şeyler yapmak zor geliyordu.
“Keşke okul dışında büyü yapmamıza izin verilse…” diye düşünerek sandığını açmaya koyuldu. Birden Hogwarts ı özlediğini fark etti.
Hogwarts daki ilk yılını henüz tamamlamıştı. Bazen sorunlu bazen sorunsuz, garip,heyecanlı ama harika bir yılın sonunda evdeydi işte. Evi özlemişti ama okulu daha çok özleyecekti sanırım.
Ferah bembeyaz odasında sandığın içini deşerken bir sene boyunca neler yaşadığını da düşünüyordu. Gerçekten büyük bir seneydi. Hayatının ilklerini yaşamıştı orada.
Kollarında bir yığın kitapla sandıktan kafasını kaldırıp kitaplığına doğru yürüdü ve yerleştirmeye başladı.
Neden annesi ya da babası yapmıyordu ki bu işi. Bir asa hareketine bakardı ikisinin de. Yine düşüncelere dalıp gitmişken karşısındaki rafta yeni bir paket gördü.
“Annecim…” diye düşünerek eline aldı paketi ve yavaşça açtı. Evet tahmin ettiği gibi bir kitaptı. İçinde de bir not vardı annesinin inci gibi yazısıyla sağa yatık yazılmış bir not…


“Başarılı olacağını biliyordum tatlım. Ne kadar muhteşem görünse de büyücülük çok zordur ve ilk seneni büyük bir başarıyla atlattığın için tebrikler. Seni seviyoruz.”

“Ben de sizi seviyorum” diye fısıldadı. Kitabını özenle rafa yerleştirerek sandığa geri döndü ve toparlanmaya başladı tekrar.
İçeride kaç saat kaldığını bilmiyordu penceresinden dışarı baktığında hava baya kararmıştı. Bir senelik anı belki hiçbir şey diye düşünür çoğumuz ama öyle değildi onun için. Her anın bir önemi vardı ve her eşyasını eline aldığında geçmişe dalıp gidiyordu.
Dışarıdan birinin kapıyı çalışıyla düşüncelerinden sıçrayarak sıyrıldı. Hemen etrafa baktı. Toplamıştı artık. Birkaç bir şey kalmıştı sadece. Yatağının üstünde de annesinin notu vardı. Kapıya doğru bakıp “girin.” Dedi. Kapı yavaşça aralandı ve annesi girdi içeriye.

“Annecim kapıyı çalmana gerek yok biliyorsun. Ayrıca kitap için çok teşekkürler.”
“Önemli değil tatlım.” Ne kadar özlemişti annesini.
Annesi
“Haydi bakalım yemek hazır inelim”
Annesi her zamanki gibi o kadar sıcakkanlıydı ki. Çok zarif bir insandı. Ve Arwen in gözünde o mükemmeldi.
Annesinin arkasından dışarı çıktı ve birlikte tahta merdivenlerden aşağıya indiler.
Daha merdivendelerken nefis yemek kokuları geliyordu zaten masaya bakınca da yanılmadığını anlamıştı. Hayatında yediği en lezzetli yemekler Hogwarts da ev cinleri tarafından yapılıyordu ama annesininkiler bi başkaydı. Masaya geçip Daniel ın karşısına oturdu.


“Merhaba baba.”
“Merhaba canım. Nasıldı Hogwarts sız ilk gün?”
“Evdeyken mutluyum yani iyiydi. Tabi Dan olmasa daha iyi olurdu”
“Komiksin ufaklık.”
“Kes sesini Dan.”
“Emrin olur Çakıl.”
“Çocuklar!”

Çakıl… Muggleların bir çizgi filmi vardı. Annesi muggle doğumlu bir cadıydı ve bir gün teyzesigili ziyarete gittiklerinde izlemişlerdi bu çizgi filmi. Oradan kalmıştı bu lakaplar da Çakıl ve Bambam…

Yemeklerini yedikten sonra herkes odasına çekildi. Daniel ve Arwen yorgundu zaten.
Arwen deliksiz bir uykunun ardından odasına doğan güneşle uyandı. Ev gayet sessizdi. Sessiz olması normaldi zaten. Babası seherbazdı ve çoktan gitmiş olmalıydı. Annesinin de Moskova da bir büyücü kentinde şirin bir şeker dükkanı vardı o daha erken çıkmış olmalıydı. İyki cisimlenme diye bir şey vardı. Yoksa Godrics Hollow dan Moskova ya... Daniel de uyuyor olmalı diye düşünüp yataktan kalktı ve mutfağa indi. Karnından gelen gurultuyla bu kararın doğru olduğunu düşünüp gülümsedi. Aslında bir şey yiyesi yoktu. Cam sürahinin içinde duran balkabağı suyundan bir bardağa katıp içmeye başladı. Masaya oturup üstündeki Gelecek Postasını alıp sayfasını çevirdi. Gazete okumaya dalmışken merdivenden gelen ayak sesleriyle kapıya baktı ve 1 saniye içinde Dan görünmüştü. Bu çocuk neden bu kadar hızlıydı?!
Yine dalaşmalar arsında kahvaltılarını yaptılar ve Arwen hava almak için bahçeye çıktı. Bahçenin arkası yemyeşildi annesinin zevkiyle döşenmiş rengarenk çiçekler vardı. Onları sulamak için işe koyuldu. Tam o sırada çiçeklerin içinde kıvrılan sarı şeyi gördü. Birden ürkmüştü tabi ama çok da korkmuyordu. Hogwarts dışında büyü yapamayacağını bilse de asası hep yanında olurdu. Yavaşça çıkardı. Aslında amacı sessiz kalıp yılanın gitmesini beklemekti. Zarar vermek istemiyordu ama birden kararı değişti çünkü büyük sarı şey ona doğru tıslayarak hızla kaymaya başladı. Aralarında çok az mesafe vardı artık.

“Evanesco” diye bağırdı ve asasından çıkan gümüş ışıkla yılan ortadan kayboldu.
Artık yavaş yavaş panikleme zamanı gelmişti sanırım. Büyü yapmak kesinlikle yasaktı. İlk olarak hemen etrafına baktı muggle var mı diye. Ama yoktu. Sonra ayak sesleri yaklaştı ve Daniel in sesi:

“Arw? Neler oluyor? Az önce ne yaptın sen?”
Arwen yılanın kaybolduğu yere bakıp biraz sessiz kaldıktan sonra.
“Şey.. Aa.. Yılan vardı Dan. Yaklaşıyordu ne yapabilirdim ki?” Endişeli gözlerle Daniel e bakınca:
“Tamam sorun değil yani herhalde. Bir yasa var merak etme hayati durum söz konusuydu yani değil mi? Gel hadi elinden daha fazla büyü çıkmadan içeri girelim.” Dedi ve kolundan tutup eve doğru ilerlediler.
Geçen yarım saatin ardından Dan:

“Hadi ama Çakıl kimse büyü yaptı diye Azkabana atılmaz merak etme babam halledecektir.” Evet öyleydi ama yine de huzurlu olamazdı ki. Dan in bu sözleri işe yaramayınca:
“Sihirbaz satrancına ne dersin? Seninle quidditch oynamak isterdim ufaklık ama ne yazık ki evdeyiz. Yenildiğinde yüzünün aldığı hali görmez isterdim. Ama bu ifadeyi satrançtan sonra da görebilirim değil mi?” diye güldü. Arwen de gülmüştü bu sefer. Ne kadar kızsa da Daniel onun için her şey demekti. Satranca dalmışlardı. Daha doğrusu Daniel Arwen i daldırmıştı. İkisi de iyiydi bu konuda ve baya uzamıştı iş. Annesi ve babası eve aynı anda gelmişlerdi. Babası direk Arwen in yanına gelip bir zarf uzattı. Yüzünde muzip bir gülümseme de vardı ama buna anlam getirememişti.
Arw mektubu eline alıp açtı.


-Sayın Bayan Lancaster

Bugün saat 12:47 de bir yok etme büyüsü yaptığınız saptanmıştır.
Yaptığınız işin yasak olduğunu belirtmek ilk görevimiz. Fakat o sıradaki cesaretiniz için bu seferlik ceza almadınız. Umarız bir daha gerçekleşmez.

Sihirsel Yaptırım Dairesi-


Bu kadar basit miydi yani. Derin bir nefes aldıktan sonra özür dileyen gözlerle babasına baktı.
“Bu seferlik affedilmişsin Çakıl. Ama bir dahaki sefer olmaz umarım.” Diyerek göz kırptı.
Ve sonra tabiki Daniel in kahkahası patladı evin içinde.

“Cesur ufaklık gül biraz artık.” Evet bu sefer başarmıştı gülmeyi.
Hogwarts dan döndüğünün daha ilk günüydü bu. Ama sanırım hiç kurtulamayacaktı sorunlardan…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Arwen Helena LANCASTER   Perş. Eyl. 03, 2009 11:53 pm

Öncelikle görünümün beni etkilemediğini belirtmek isterim. Lacivert, mavi, kırmızı ve gri bence uyum sağlamamış. Yani *ben* buradayım demiyor bana. Ayrıca neden ortalama gereği duydun onu anlayamadım. Açıkçası okurken çok gözüm yoruldu bu yüzden. Kurgu fena değildi ama biraz daha detaylara inilebilirdi bu tip rplerde. "1 saniye" demek yerine, "Bir aniye" demenizi tercih ederim. Birkaç yerde imla hatası vardı. Özellikle noktalamalara pek dikkat etmemişsin. "Arwen in" demek yerine, "Arwen'in" demeliydin bence. Birkaç yerde yine cümle düşüklüğü vardı. Mesela son cümlede. Fazla söze gerek yok.


RPG Puanınız:73

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Arwen Helena LANCASTER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Role Play Game Dışı :: Site Arşivi :: RPG Arşivi-
Buraya geçin: