Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Uykusuzluk

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 24
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Uykusuzluk   Paz Ağus. 30, 2009 2:41 pm

Kişiler: Rolande Addié, Sébastien C. Whisper
Zaman: Parti sonrası 04.12 civarı
Kurgu: Rolande'in partide Sébastien ile pek ilgilenememesinden dolayı suçluluk duygusu hissetmesi ve gençliğin verdiği heyecanla ilk hatasını yapması.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 24
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Uykusuzluk   Paz Ağus. 30, 2009 2:42 pm

Her şey çok güzel ilerlemişti. Şampiyonluk partisi onun tahmin ettiğinden daha fazla heyecanlı geçmiş, Profesör William herkesi gerçekten fazlasıyla şaşırtmıştı. Parti bittiğinde saat tahminen gecenin üçüydü. Rolande önceden ayırttığı otele Krystal ile gidiyor; Sébastien yalnız kalmasın diye ona da orayı tavsiye etmişti. Temmuz gecesinin bu kadar esintili olmasına şaşmıştı doğrusu. Kapkaranlık sokağı sadece sırayla dizilmiş lambalar aydınlatıyor, kuytu sokak aralarından nedeni bilinmeyen uğultular duyuluyordu. Genç cadı bitkin bir şekilde adımlarını ilerletiyor bir yandan da Krystal’e tutunuyordu. O kadar çok yorulmuştu ki, şimdi yatağa uzansa bir gün durmaksızın uyuyabilirdi. Karanlık sokakların arasında sessiz adımlar ile, bitkin bir şekilde yürüdükten sonra otele vardılar. Gözlerinden uyku akan Rolande bir anda içine değişik bir enerjinin yüklendiğini hissetti. Bu çok farklıydı. Neredeyse bütün uykulu hali gitmişti. Bu ne demek oluyordu? Krystal ile sabaha kadar dedikodu faslı mı? En azından sabaha kadar uyumaktan iyidir diye düşünerek görevliden oda anahtarını alıp ikisi de odalarına çıktı. Bu sırada arkalarından kendi odasına çıkan Sébastien ile pek ilgilenmemişti. Odaya girdikten sonra gerinerek esnedi ve daha sonra Krystal’e dönüp, “Tanrım uykum sanki bir anda gitti.” Diyerek gülümsedi. Krystal ise ona sadece garip bir bakış atmakla yetinmişti.. Onun bu bakışlarına daha fazla dayanamayarak, “Gidip bir banyo yapacağım, kendime gelmem gerek.” Dedi esneyerek ve banyoya doğru adımlarını ilerletti. Kapıyı narin elleriyle kilitledikten sonra yavaşça üzerindekileri çıkartmaya başladı. Kısa sürede çıplak kalan bedenini saklamak istercesine kendini sarmalamaya çalıştı.

Su… Her bedenine temas edişinde, tüm hücreleri yenileniyordu sanki. Buz gibi, ferahlatıcı… Gözlerini yummuş; sadece buz gibi suyun vücuduna akışını dinliyordu. Bu onu fazlasıyla rahatlatmıştı. Yaklaşık on beş dakika boyunca soğuk suyun altında keyif yapıp, çıplak bedenini beyaz bir havluyla sararak banyodan çıktı. Krystal çoktan uyumuştu. Onun bu usul haline bakıp bir süre gülümsedikten sonra üzerine hızla geceliğini geçirdi. Artık her şey tamam gibi gözüküyordu. Ama nedense içinde hala çözemediği bir his vardı. Sanki birini atlamıştı bugün boyunca. Evet, bu kişi Sébastien idi. Partiye gelmesini dört gözle beklemiş, ancak geldiğinde ise onu yalnız bırakıp Rolland’ın yanına gitmişti. Kendisini anlayışla anlayacağından kesinlikle emindi fakat; içinde değişik bir pişmanlık duygusu seziyordu. Uyumakta olan arkadaşına son bir kez baktıktan sonra aklına gelen şeyin her ne kadar yanlış olduğunu düşünse de onun yanına gitmek zorunda hissediyordu kendini. Geceliğinin üzerine ince bir ceket geçirdikten sonra kapıyı yavaşça araladı ve odadan çıktı. Adımlarını Sébastien’in odasına doğru ilerletiyordu. İlerlemeye devam ederken de sürekli içinden sadece ufak bir konuşma yapacağını geçirip duruyordu nedense. Kendinden emin mi değildi yoksa? Emin olmak zorundaydı. Zaten artık her şey için geçti çünkü onun odasının kapısının önüne varmıştı. Heyecandan ritmini artıran kalbi duracak gibiydi. Yavaşça yutkundu ve ürkek bir tavırla kapıyı çaldı. Yanlış mı yapıyordu, yoksa doğru mu… Bunun hakkında en ufak bir fikri bile yoktu. Sébastien kapıyı açar açmaz ona sıcak bir gülümseme belirtip, “İyi geceler, ben şey için gelmiştim… Şey yani sohbet.” Dedi kekeleyerek. Utancından bir türlü konuşamamıştı. Onu fazla ihmal ettiği suçluluk duygusuna kapılıp yaptığı şeylere kendisi bile inanamıyordu zaten. Sébastien’in aklı karışmış gibiydi. “Yani bugün pek konuşamadık, eğer uykun yoksa girebilir miyim?” Dedi düzeltme yaparak kendinden emin bir şekilde. Göz ucuyla ona baktı ve yüzünde her zamanki sevimli gülümsemesini belirtti.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sébastien C. Whisper
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
80 / 10080 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 1058
Yaş : 26
Savaş Tarafın : Chiarore Sua Guardia
Rp Partneri : Rolande this is my angel ....! This is not lie this is really
En Belirgin Özellik : Kıskanç
Asa : Ateşin Soğukluğu
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 23/07/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Uykusuzluk   Ptsi Ağus. 31, 2009 12:31 am

Sonunda parti bitmişti ama bende bitmiştim şimdi nasıl İtalya ya dönecektim diye düşünmeye başlamıştım etrafıma baktım binamdaki herkes yavaş yavaş ortalıktan çekiliyordu etrafıma çaresizce bakındım galiba sahilde yatacaktım şansım vardı çünkü temmuz’un ortasındaydık ve etraf sıcaktı yani üşütüp hastalanmayacaktım o sırada Rolande’nin bana doğru geldiğini fark ettim çok güzeldi sanki bir melek gibiydi etrafına ışık saçıyordu bunu ona söylesem benim hakkımda ne düşünürdü acaba bu fikirleri aklımdan çıkardım sonra beni düşündüğünü görmek onu içimde ayrıca bir şekilde büyütmüştü kendi kaldığı oteli bana tarif etmişti sonrada Ness’in yanına gitmişti .Onun arkasından bir süre bakıp bu adayı dolaşmaya karar verdim ama etraf kararmıştı ve sağlıklı bir gezinti olmayacağını anlayıp bir taksi aramaya koyuldum bana sıkıcı gelen bir aramadan sonra takiciye oteli İtalyanca tarif ettim şansım varmış ki bu dili biliyordu kısa bir Paris turundan sonra otele ulaştım ve resepsiyona doğru yürüdüm ilk başta konuşmama Bulgarca başlayıp Fransızca da bitirmiştim resepsiyonist bu halime şaşırmış bir şekilde bana kalacağım odanın anahtarını verdi ve hızlıca merdivenlerden kalcağım kata doğru yürüdüm o sırada Rolande’de odasına gidiyordu dalgın olduğu her halinden belirliydi sonra odamın kapısını açıp içeri girdim o an ne kadar yorulduğumu anlamıştım hemen kapıyı kapatıp yatağıma doğru sıçradım ve boylu boyunca uzanmıştım ama uykum gelmiyordu içimde bir huzursuzluk hakimdi uzunca bir süre tavana bakıp okulu düşündüm acaba bu seme şampiyon olacakmıydık ? Süpürgemin modelini bile düşünmüştüm sonra kapım çaldı ayağa kalkıp kapıya yürüdüm ve açtım karşımda gülümseyen bir Rolande vardı : , “İyi geceler, ben şey için gelmiştim… Şey yani sohbet.” Saat ‘in kaç olduğundan haberi yok gibiydi şaşırmıştım : “Yani bugün pek konuşamadık, eğer uykun yoksa girebilir miyim?” ben hala şaşkınlığımı sürdürüyordum sonra onun kapıda beklediğini fark ettim ve : ‘’ Ah özür dilerim tabi ki gir içeri ‘’ O içeri girerken bende koridora birisinin bakıp bakmadığını kontrol ettim sonra kapıyı kapattım .Rolande odanın ortasında bana arkasını dönük bir şekilde bekliyordu sonra ona doğru gidip : ‘’ Ayakta kalma şey sadece yatak var umarım rahatsız olmasın '' dedikten sonra yatağa atladım ve ona koca bir gülümseme ile baktım oda peşimden yatak yerine üzerime atlamıştı biraz ezildikten sonra üzerimden kalktı o sırada yüz yüze geldik ikimiz de çok arzuluyduk olacakalrı tahimn edip gözlerimi kapadım ve onu bekledim..


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 24
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Uykusuzluk   Ptsi Ağus. 31, 2009 12:56 am

Onunla göz göze geldiğinde dünya durmuş gibiydi. Heyecandan nefes nefese kalmışken muzipçe gülümsedi. Daha demin onun üstüne atlamıştı ve bu çok utanç vericiydi. Hafiften pembeleşen yanaklarını ondan saklamaya çalışarak eliyle yüzünü kapatmaya çalıştı. Sébastien’in ona böyle bakmasına hiç alışık değildi. Utangaçlığın verdiği etki ile sessizce kıkırdadı. Önüne gelen saçlarını yavaş bir hamleyle arkaya doğru ittirdikten sonra, odada hakim olan sessizliğin onları ne kadar birbirine yaklaştırdığını fark etti. Neredeyse burun buruna gelmişlerdi. Rolande ne yapacağını bilemiyorken, o anda duygularına yenilip dudaklarını ona doğru uzattı ve onu öpmeye başladı. Bir yandan ‘Tanrım ben ne yapıyorum?’ diye düşünüyor, diğer yandan ise kendini durduramıyordu. Kollarını onun boynuna dolamış, dudakları onunkilerle buluşunca her zaman hissettiği o duygunun doruklarındaydı sanki. Öpüşme anı boyunca gözlerini yumup, sadece onu hissetmeye çalıştı. Nefes nefese kalarak dudaklarını ondan ayırdı ve üzerindeki ince ceketini bir hamlede çıkartıp yere fırlattı. Sébastien’in ona şaşkın bakışlar atmasına aldırmıyordu bile. Zaten daha Rolande şuanda kendisine neler olduğunu anlayamamıştı. “Bu gece seninle olmak istiyorum.” Diyerek onu tekrardan öptü ve onun üzerine çıktı. Fazla mı ileri gitmişti acaba? Daha doğrusu bu gece daha nereye kadar ileri gidebileceğini bilmiyordu. Tek bildiği şey bir gecelikte olsa Sébastien ile arasına hiç mesafe koymadan dilediğini yaşayacaktı.

Herkesi, her şeyi unutmak istiyordu birkaç dakikalığına. İçinde yanıp tutuşan tutkunun verdiği haz ile üzerindeki geceliği de bir hamlede çıkartarak; Sébastien’in üzerindekileri de çıkartmaya başladı. O sevimli, utangaç kıza ne olmuştu birdenbire? İçinde saklanan o ateşli bayanı dışa vurmak istiyor gibiydi. Belki de tek düşüncesi artık büyüdüğünü kanıtlamaktı, bunlar hakkında hiçbir fikri yoktu. Çıplak kalmış bedenini Sébastien’e doğru sararak, “Seni seviyorum.” Diye kulağına ateşli bir şekilde fısıldadı. Artık aralarında neredeyse hiç mesafe kalmamıştı. Eskiden onunla öpüşürken bile utanan genç cadı, şimdi çıplak bedenini onun yanında barındırıyordu. Bu gece kesinlikle ona bir şeyler olmuştu. Hepsinin nedeni sadece saçma bir suçluluk duygusu muydu yoksa? Şimdi bunları düşünecek vakti yoktu; sadece onu istiyordu bedeni. Kollarını tekrardan onun boynuna dolayarak, ateşli bir öpücük daha kondurdu ve bacaklarını onunla bütünleştirdi. Mutluluk, aşk, tutku, sevgi, neşe… O anda hepsini birden hissetmişti vücudunun her bir hücresinde. Vücudunun ona daha çok bağlanmasıyla birlikte kollarıyla daha sıkı sarmaya çalışarak ne kadar ileri gidebileceğini sergilemeye çalıştı. Oldukça dikkatli davranmaya çalışan Sébastien’i anlayamıyordu nedense. Onu rahatlatmak istercesine dudaklarını onun boynuna doğru götürdü ve tutkulu bir şekilde öpmeye başladı. “Rahatla artık.” Diyerek fısıldadı ve yüzünde ilk defa sinsi bir gülümseme belirtti. Narin bedenini onun kollarına bırakarak, kahverengi gözlerini onunkilerle buluşturdu ve ondan gelecek tepkiyi bekledi.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sébastien C. Whisper
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
80 / 10080 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 1058
Yaş : 26
Savaş Tarafın : Chiarore Sua Guardia
Rp Partneri : Rolande this is my angel ....! This is not lie this is really
En Belirgin Özellik : Kıskanç
Asa : Ateşin Soğukluğu
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 23/07/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Uykusuzluk   Ptsi Ağus. 31, 2009 4:43 pm

Onun dudakları beni bulduğunda hissettiğim şey aşkın ötesinde bir şeydi tutku,haz bu duygular bu gece yanımda olacaktı sonra Rolande ateşli bir sesle ‘’ Bu gece seninle olmak istiyorum.” Dedi ve üzerime çıktı beni öpüyordu bende olabildiğince ona karşılık veriyordum sonra üstündekileri çıkartmıştı onun vücuduna hayranlıkla bakakalmıştım sonra beni soymaya başladı artık ikimizde çıplaktık sonra bedenlerimizi birleştirdi ve kulağıma fısıldadı ‘’ Seni seviyorum ‘’ dedi.Sonunda kollarını boynuma dolayıp tekrar öptü artık tek vücud olmuş gibiydik bunları anlamakta güçlük çekiyordum kısa öpüşmelerden bile utanan kıza ne olmuştu ? onu incitmek istemiyordum daha çok gençtik ve olacak bir hata her şeyi bitirebilirdi sonra bana daha sıkı bir şekilde sarıldı ve boynumdan ateşli bir şekilde öpmeye başladı nefes alırken kulağıma eğilip ‘’ Rahatla artık. ‘’ diye fısıldadı ve gözlerini dikmiş bir şekilde bana bakıyordu kendimi daha fazla tutamayacağımı anlamıştım onun dudaklarından öpmeye başladım yavaşça yatağa doğru uzanmıştı dudaklarımı çektim ve onunla bütünleştim içimdeki arzu çok büyüktü odanın sıcaklığı artmıştı sanki ikimizde kendimizden geçmiştik yatağa uzandım Rolande ise ter içinde kalmıştı bana ateşli bir şekilde bakmayı sürdürüyordu bana doğru gelip dudaklarını buluşturdu sonra üstüme çıkmıştı ve vücudlarımız tekrar bir araya geldi o anki duygu mükemmeldi bunu asla unutamayacaktım sonra onu elinden tutup yanıma yatırdım ve kulağına eliğilip ‘’ Harikasın . ‘’ dedim ve ona sarıldım ikimizde ter içinde kalmıştık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 24
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Uykusuzluk   Ptsi Ağus. 31, 2009 10:11 pm



Kendini kaybetmiş gibiydi. Sanki boş bir ormanda, acınacak bir vaziyette dolaşıyor, kendini kurtarmaya çalışarak kaybettiği yolunu bulmaya çalışıyordu. Narin vücudunu Sébastien’in kollarının arasına bırakmış, gözleri kapalı bir şekilde o anın tadını çıkarıyordu. O anda tüm dünya durmuş gibiydi. Sanki herkes donmuş, sadece Sébastien ile kendisi vardı. Artık aşkın ne anlama geldiğini daha iyi anlıyor gibiydi. Bedeninde ondan bir parça hissetmek, genç cadıyı fazlasıyla tatmin etmişti. Yorgun vücudunu onunkiyle bitişik hissetmek, onu farklı dünyalara taşımış gibiydi sanki. İçinde ona karşı beslediği tutkunun daha da büyüdüğünü hissediyor; böylece ona daha da bağlanıyordu. Sébastien kendisine sarılır sarılmaz, gözlerini açtı ve nefes nefese kalarak, “Beni utandırıyorsun.” Diye mırıldandı tıpkı nazlı bir çocuk gibi. Şimdi ne olacağına dair hiçbir fikri yoktu. O anki telaştan birbirine karışmış saçlarını eliyle yavaşça düzelterek, ona baktı ve gülümsedi. “Ben… aslında daha seninle olduğumu aileme bile söylemedim. Bizi hala dost sanıyorlar.” Dedi fısıldayarak. Geçirdiği bunca güzel dakikadan sonra aklına bu konuyu sokmak gerçekten iğrençti. Bu geceliğine her şeyi unutmak istiyordu. Bu yüzden Sébastien tam konuşmaya başlayacakken parmağını onun ağzına götürüp yavaşça susturdu ve, “Şşşh. Bir gecede olsa sorunları geride bırakmak istiyorum.” Dedi. Cazibeli bir bakış fırlattıktan sonra bir süre onunla göz göze gelerek daha demin geçirdiği dakikaları aklına getirdi. Şimdi düşününce kendini tanıyamıyordu. Az önce öylece hırçınlaşan kız o muydu? Bunu düşündükçe daha da utanmıştı. Başını yavaşça onun omzuna yaslamış, düşünceli bir ifade ile sessizliğini uzun bir süre korumuştu. Onca güzel şeyden sonra aklına Krystal gelmişti. “Olamaz Krystal… Onu unuttum.” Dedi telaşlı bir şekilde. Tam kalkacaktı ki, bedeni ve duyguları buna engel oldu. Neden gidiyordu ki? Krystal uyumuştu nede olsa… Ya uyanıp da Rolande’i merak ederse? Düşüncesi beynini kaplamıştı şimdi de. Bu gece ona rahat yoktu anlaşılan. “Gitmem gerek.” Dedi hiçte istekli olmayan bir ses tonu ile. Başını onun omzundan kaldırdığında masum bakışları Sébastien’e her baktığında tekrardan aşık olduğu o etkileyici gözleri ile buluştuğunda karşı koyamamıştı ona. Sanki –gitme kal- diyor gibiydi gözleri. Bir kez daha duygularına yenilerek, dudaklarını onunkilere doğru hafifçe bastırdı ve “Vazgeçtim.” Diyerek gülümsedi. Bu gece onun yanında olmaktan başka isteyeceği hiçbir şey yoktu. İçinden ilk defa içtenlikle ona –sevgilim- demek gelmişti. Şimdiye kadar bu sözcüğü ona karşı hiç kullanmamıştı. Yada kullanamamıştı… Artık aralarındaki bütün duvarları yıktıklarını düşünerek, dudaklarını onun yanağına doğru götürerek öptü. “Seni sonsuza dek seveceğim sevgilim.” Dedi kulağına fısıldayarak. Daha sonradan pembeleşen yanaklarını fark etmemişti bile.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Uykusuzluk
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Yerleşim Ülkeleri :: Fransa :: Hotel Ampere-
Buraya geçin: