Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şampiyonluk Partisi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 23
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Şampiyonluk Partisi   Salı Ağus. 25, 2009 6:33 pm

Kişiler: Tüm Ravenclaw öğrencileri
Zaman: Gece 01:45
Kurgu: Ravenclaw'ın dönem şampiyonu olması üzerine Fransa'ın Gozo adasında kendi aralarında küçük bir parti düzenlemeleri
Yer: Sahil kenarı.
Not: Abiye kıyafet falan giymeyin sahilde yapıyoruz partiyi Razz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 23
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Salı Ağus. 25, 2009 7:11 pm

Çok yorucu günler geçiriyordum. Sıkıcı ve aptal bir soruşturmayı atlattım. O soruşturma benim iyice canımı sıkmıştı. Bana güzel bir tatil iyi gelir deyip İngiltere'e gittim. Herşeyi bir süre geride bırakmak küçük bir zaman birimide olsa herkezi unutmak istioyrdum. Özelliklede Claire'ı ama aptal kader bizi oradada birleştirdi. Beni aşkıyla öldürüyordu. Beni terk edip gitmişti. Hemde ona ihtiyacım olduğunu tek ailemin o olduğunu ona söylemişken. Hayat çok acımasızdı. Ölüyordum ki son anda yardım sever eski arkadaşım Marc sağ olsun. İngiltere benim için tatilden çok cehenneme yolculuk gibi olmuştu ve şuan bina başkanı olduğum Ravenclaw bu senenin şampiyonu olmuştu. Aptal zeka küpleri dersi o kadar dikkatli dinliyorlardı ki soruları hiç bitmiyordu. Ama yinede onları kutluyorum. Güzel ve çekici profösörlerden tebrikleri almak benim için çok onur vericiydi. Tabiki bu onuru bana o küçük ders canavarları yaşattığı için onlara güzel bir parti hazırladım. Tabiki onlara smokinler giyip ateş viskisi içiceğimiz bir parti hazırlamadım. Onlara kaymak biraları'nın üzerimize kumsallık şort ve ve atletler ; birde kumsalın tam ortasına bir ateş yaktığımızda tam olur. Ben gitarımı alıp onlara şarkılılar söylerim onlarda dans edip oynar. Sonrada birbirimize korku hikayeleri anlatır odun ateşinde marşmelovlarımızı pişiririz. Çocukluğumda bu tür geceleri çok severdüm. Arkadaşlarımla ne eylenirdim. Eminim resmi bir partiden çok daha güzel olucaktır. Artık son hazırlıklarımı yapmak istiyordum. Daha sabahtı ama günler hızlı geçiyor. Parti tabikide gece yarısından sonra olucaktır yoksa zevki kalmaz. " Evet William öğrencilerine öğle güzel bir parti yaşat ki hiç unutmasınlar ve seneye böyle bir parti için yeniden şampiyon olsunlar. "



Çok fazla para harcanmamış ; ağızda sakız gibi uzayan aptal resmi yemekler yerine leziz marşmelov. Eski gitarımı dolabımdan çıkarttım. Fransa bana çok iyi gelicekti. Yanlız bir tatil yerine öğrencilerle dolu bir parti kulağa daha hoş geliyor. Smokin dolabıma bakmıyordum bile ; direk üzerinde yonca çiçekleri olan sahil giysilerimi üzerime geçirdim. Elimi yüzümü tekrar yıkadıktan sonra bir iki kez atıştırdım. İlk olarak biraz marşmelovlardan atıştırdım ve yolculuğa hazırdım. Öğrencilerin cisimlenme ehliyeti olmadığı için saatlerce uçakla gitmeye katlanıcaklardı. Ben ise cisimlenme ile oraya göz açıp kapattığımda varıcaktım. Evet sonunda Fransa ; herşeyiyle her noktasıyla ünlü ülke. Tabiki ben bu partiyi Gozo adasında yapıcaktım. Güzelliğiyle büyüleyen Gozo adasında. Hem yanlız olucaktık sadece Ravenclawlılar olucaktı. Artık herşey hazırdı. Öğrencilerimde geldiğiinde Gozo adasında cennete yolculuk yapıcaktık. Karnım hala açtı ama zaten marşmelovlardan bir kaç tane yemiştim sanırım gece yarısına kadar bekliye bilirdim. Bu sorunları bir gecede olsa geride bırakıcaktım. Bu parti sabah kadar sürücekti. Evet hadi William onlara hiç görmedikleri bir gece yaşat. " Evet! " dedim ve harika geceyi ve öğrencileri beklemeye koyuldum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Samantha Allison Night
Üç Süpürge Sahibi
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1232
Yaş : 24
Savaş Tarafın : DeathEaters !
Rp Partneri : Cédric Is My Soul <3
En Belirgin Özellik : _İnatçı_
Asa : ~~Gizemli Ürperti~~
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 17/06/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: Sibirya Kurdu :P

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Salı Ağus. 25, 2009 7:17 pm

Dönem bitmişti. Normalde bu, Krystal için pek üzücü olmazdı ancak bu hareketli döneminden sonra üzülmemesi elde değildi. Pek çok harika dedikodu, gerçekten ilginç olaylar, yasak ilişkiler.. Bu dönem diğer dönemler çok daha güzeldi kesinlikle. Üstünü giyerken suratında çok küçük bir gülümseme vardı. Gideceği yer gerçekten çok güzeldi, hem amacı ayrı bir mükemmeldi. Ravenclaw, bu dönem şampiyon olmuş. Bu yüzden William'da küçük bir parti düzenlemişti onlar için. En çok sevinenler arasındaydı Krystal. Dönemin sonunda arkadaşlarıyla eğlenecekti. Bundan büyük bir keyif alacağı kesindi. Parti saat 02.00 civarlarında olabilirdi ancak bu bir sahil partisiydi. Yani ince kıyafetler giyilmeliydi. Krystal'de bu kurala uymuştu. Üstünde, ince, askılı ve deniz mavisi bir bluz ve kısa ve kot bir şort vardı. Ayakkabı olarak her zaman tercih ettiği türü giymişti. Spor ayakkabı.. Altın sarısı saçlarını taramış ve açık bırakmıştı. Saç rengi kişiliğiyle pek uyuşmadığı için, birini sınıftayken saçının küçük bir kısmını pembeye boyatmıştı. Ve saçının en sevdiği yani, bir kısmının pembe olmasıydı. Hazırlandıktan sonra Rolande'nin henüz giyinmekte olduğu farkedip, " Rolande, tatlım ben gidiyorum, sen gelirsin artık bekleyemeyeceğim. " dedi ve kıkırdamaya başladı. Kapıyı hızlıca açıp dışarı çıkmıştı Krystal. Godo Adası'na gideceğini biliyordu. Bu yüzden havalimanına doğru yol aldı..

***

Partiye geldiğinde pek kişi yoktu. Bazı birinci sınıflar, birkaç üçüncü sınıf vardı. Krystal, en sonunda dördüncü sınıfa geçmişti. Ve karneside mükemmel denilecek gibiydi. Bu nedenden dolayı suratındaki gülümseme iyice büyümüştü. Arkadaşı Melissa'yı, William'ın yakınlarında bir yerde görmüştü. Hızlı adımlarla oraya yürümeye başlamıştı Krystal. " Ah Mel, nasılsın? Çok güzel görünüyorsun canım. " diyerek arkadaşına yavaşça sarıldı. Melissa'nın gülüşü, gülümsemeden çok sırıtışa benziyordu. " Selam Ness, bana güzel görünüyorsun diyen asi kızımıza da bakın. Çok sevimli bir kıyafet. Ah, pardon çok güzel bir kıyafet. " dedi ve bir kahkaha attı. Krystal, kendisi için sevimli denilmesini sevmezdi ve bunu en iyi bilen kişi ' sevimli ' kelimesini kullanmaya bayılan arkadaşı Melissa'ydı. " Ee Mel, bizim oralarda hiç dedikodu dönmüyor, siz de bir şeyler var mı? " dedi heyecanla. Doğru söylüyordu, iç dedikodu yoktu, emindi dörtten beşe geçenlerde pek çok şey olduğuna. " Ah, olmaz mı tatlım ? Hani Mitoloji profesörü var ya, bu sene Biçim Değiştirme'ye geçen. İşte, sevgilisiyle ayrılmış. Evelyn Sydneé Cole mu öyle birşey. Onunla ayrılmışlar ! Neden ayrıldığını biliyor musun ? Tam bir skandal. Evelyn, eski sevgilisi hakkında pek çok halüsinasyon falan görüyormuş, bi de acı falan çekiyormuş. Tüm arkadaşları onun yanındayken Athentin, baya kıskançlık edip sinirlenmiş galiba. Ondan Evelyn'de Athentin'den ayrılmış. Eski sevgilisinin de adı neydi? Ce..ce.. Ha, buldum. Cedric Diggory. Hiç araştırmadım valla. Daha çok dedikodu va- " diye sözü kesildi Melissa'nın. Sözünü kesen Krystal'di. Çünkü, onlara çok yakın bulunan profesör William'a sanki bir şeyler olmuştu. Krystal, işaret parmağını dudağına götürerek, sessizce " Şişşt. " dedi Melissa'ya. Melissa, kaşlarını kaldırmış Krystal'e bakıyorken, Krystal onu William'dan uzak bir yere çekip, " William'a ne oldu böyle ? Şok geçirmiş gibi duruyor, çok tuhaf. Anlaşılan bu konu hakkında bildiği bazı şeyler var. Yüce merlin aşkına. Rolande, nihayet geldi. Neyse , birazsan görüşürüz Mel'im. " diyerek ona el salladı. Rolande'nin yanına koşturup, " Rolande, selam, sonunda gelebildin. Aman tanrım ! Şahane görünüyorsun. " diyerek onu beklemeye başladı..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Salı Ağus. 25, 2009 9:19 pm



Bugünü iple çekmişti. Sonunda Ravenclaw şampiyon olmuş, ve dönemi başarılı bir şekilde bitirmişlerdi. Onlara hediye olarak Profesör William, Fransa da bir parti düzenleyecekti. Rolande ilk önce parti lafını duyunca, bir gece kulübünde eğleneceklerini; veya bir eğlence salonunu kiralayacaklarını düşünmüştü. Fakat; Profesör William’ın onlara düzenlediği kutlama partisi bambaşkaydı gelen davetiyeye göre. Fransa da gibi bir adada, sahil kenarında yapılacak olan partiye şık bir kıyafetle gelmesi saçma kaçacağı için; üzerine siyah tişörtünü geçirip altına da kısa krem rengi şortunu giydi. Dalgalı saçlarını açık bırakarak, yüzündeki masum ifadeyi aynada birkaç dakika seyrettikten sonra dikkati annesinin odasına girmesiyle dağıldı. “ Tatlım hazır mısın? “ Demişti annesi onu derin bakışlarla süzerek. Genç cadı hemen aynanın karşısından çekilip, annesine doğru ilerledi ve “ Evet hazırım. “ Dedi neşeli bir ses tonu ile. Annesiyle konuşmak istediği çok daha mühim bir konu vardı aslında. Ona Sébastien ile olan ilişkisini anlatmalıydı. Ailesi onların hala bir dost olduğunu sanıyordu. Tam ağzını açmış; kelimeleri ağzından dökecekti ki annesi ondan önce davranıp lafa atıldı. “ Sébastien’e selam söyle tatlım. Biliyorsun normalde seni Fransa’a kadar göndermezdim ama ona güvendiğim için gönderiyorum. “ Dedi annesi anlamlı bir ifade ile. Bunun üzerine tüm hevesi yıkılan Rolande ağzını kapatarak yutkundu ve sadece gülümseyip, başını sallamakla yetindi. O sırada Krystal de yanındaydı. Hogwarts kapandıktan birkaç gün sonra Krystal’i evine davet etmiş, birkaç gün kalması için ısrar etmişti. Hem böylece partiye de beraber gideceklerdi. Annesi odadan ayrıldıktan sonra Krystal’e bakıp –ne var?- anlamında bakış attıktan sonra onunla birlikte odadan ayrıldı. Zaten gerisi de koşuşturmalar ve hava alanı maceralarından ibaretti. Fransa’a vardıktan sonra Krystal ondan önce adaya gitmişti. Çünkü Rolande’in yapacak birkaç işi vardı. İlk önce Hotel Ampere’e gidip odasını ayırttı. Nede olsa Fransa’a parti için gelip o gece tekrardan dönemezdi. Bu onu çok yorgun ve bitkin bir hale düşürürdü. İki kişilik ayırttırmıştı çünkü; Krystal ile beraber kalmayı planlıyordu. İşlerini hallettikten sonra Gozo Adası’na gitti. Oraya varır varmaz ilk işi etrafı süzmek olmuştu. Sahilin o müthiş manzarası, rüzgarın hafiften vuran meltemi; ve gökyüzünde beliren yıldızlar ile birlikte mükemmel bir bütünlük sağlayan bu tablo genç cadının gözlerini kamaştırmıştı. “ Vay canına. ” Diye kendi kendine kekelerken o sırada Krystal yanına doğru koşup son hız konuşmaya başlamıştı. Bu kızı bir an olsun bitkin göremeyecekti herhalde. “ Tanrım Krystal, sanki nasıl olduğumu bilmiyormuş gibi… “ Diyerek kıkırdadı. Daha sonra onunla sahilde yürümeye başlarken sözüne devam etti. “ Bu arada odaları ayırttırdım. Bu gece neyse ki sokakta kalmayacağız. Gerçi partinin ne zaman biteceği belli bile değil baksana saat gecenin kaçı oldu; daha yeni başlıyor. “ Dedi ve soluklandı. Aslında gözleri Sébastien’i arıyordu. Profesör William’ın Sophia’ın abisi olduğunu bildiğinden dolayı bir an onunda geleceğini düşünme korkusu içini kaplasa da; onu burada göremeyince sevinmişti doğrusu. Rahat bir nefes alabilirdi şimdi. “ Sébastien’i gördün mü? “ Diyerek mırıldandı ve gözleriyle onu aramaya devam etti.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Samantha Allison Night
Üç Süpürge Sahibi
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1232
Yaş : 24
Savaş Tarafın : DeathEaters !
Rp Partneri : Cédric Is My Soul <3
En Belirgin Özellik : _İnatçı_
Asa : ~~Gizemli Ürperti~~
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 17/06/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: Sibirya Kurdu :P

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Ağus. 26, 2009 11:15 am

" Görmedim tatlım, ama sana verecek haberlerim var. Şu aralar çok dedikodu yoksunu biri olduğun için- " diye cümlesinin ortasında durup kıkırdamaya başladı. Sonra, hiç beklemeden devam etti gevezeliğine. " - Dörtten beşe geçen bir arkadaşıma dedikoduları sordum. Melissa.. Melissa Garden. Bana bir şeyler anlattı. Athentin var ya, Mitoloji profesörü, bu sene Biçim Değiştirme'ye geçen, işte o, sevgilisinden ayrılmış ! Sevgilisi, Evelyn Sydneé Cole. Ben yakın bir arkadaşım ayrıca o..Ayrılmalarının nedeni ise, Evelyn'in eski sevgilisi hakkında pek çok halüsinasyon görmesiymiş. Çok fazla acı çekmeye başlamış, sanki her gün ona işkence yapıyorlarmış gibi.. Tüm arkadaşları ona destek verirken Athentin, kıskançlık krizine girmiş anlaşılan.. Evelyn'de ondan ayrılmış. Buraya kadarı normal, biliyorum ama Mel'le konuşurken arkamızda William vardı ve suratındaki ifade birden değişiverdi. Evelyn'in eski sevgilisinin adını duyunca, ki adı Cedric Diggory, suratındaki mutlu ifade yokoldu. şaşkınlık ve hüzünle yer değiştirdi. Bence William, bu konu hakkında bir şeyler biliyor. Aslında bu tür dedikodular için pek uğraşmam ama işin içinde Evelyn varsa, kesin tuhaf şeyler de vardır. Zaten onda bir gariplik seziyorum ama.. Neyse, sence William'a bunu sormalı mıyım ? " dedi. Rolande'nin vereceği cevabı tahmin edebiliyordu. Merak ettiğini biliyorum ama çok saçma olur bunu William'a sormak. ' gibi şeylerdi işte. Ancak sormayı düşünse de için için korkuyordu. Çünkü, William yeterince çabuk sinirlenen biriydi ve bu soru onu kızdırmaya yetebilirdi. Bundan dolayı Rolande, ağzını açar açmaz onu susturdu. " Tamam, sormamalıyım. Biliyorum. Zaten çok çabuk sinirleniyor. Onu kızdırmak istemem. Neyse, biz Cris'e bakalım. " dedi ve dudağının sol tarafı sevimli bir şekilde yukarın kıvrıldı. Parıldayan gözleri, kumsalda Cris'i arıyordu..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Ağus. 26, 2009 3:48 pm



Of saçmalama Ness, ayrıca ne zamandan beri Profesör’e bu kadar yakın oldunda William diye hitap ediyorsun? “ Diyerek ona garip bakışlar fırlattı ve yürümeye devam etti. Bunlar Rolande’e göre çok saçma ve gereksiz dedikodulardı. Hiçbir zaman kendini böyle şeylere odaklamayan genç cadı; bu yüzden de magazin aleminden pek haberdar değildi. Zaten Krystal de hatasını çabuk anlayıp, düzeltmeyi yapmıştı. Konu Sébastien’e yönelince hemen aklı dağılmıştı. O nerelerdeydi acaba? Evet, onu özlemişti ve nerede kaldığını da merak ediyordu açıkçası. Aslında bu sırada Krystal ile oturup biraz dertleşmek hiç fena olmazdı. Yürümeye devam ederken, parmağıyla ormanın girişindeki kayalıkları işaret ederek, “ Gel oraya oturalım. Hem biraz konuşuruz; uzun zamandır dertleşmedik seninle. “ Dedi ona doğru bakıp sıcak bir gülümseme belirterek. Daha sonra adımlarını eskimiş kayalıklara doğru ilerletti. Uzaktan çok sert görünseler bile, eliyle dokunduğunda genç cadıya yumuşak gelmişti. Çimlere oturup başını kayalığa yasladıktan sonra Krystal de yanına gelince, uzun bir süre rüzgarın hafif esintisiyle saçlarının savrulmasının hışıltısını dinledi. Bu onun içini rahatlatıyordu. Kıyıya vuran deniz dalgalarının kumu ıslatması, ve çıkarttığı şıkırtılı ses kulağına bir melodi gibi oturmuştu. Onun ritminde başını sallarken ortamın hükmettiği sessizliği bozmak istercesine, “ Frogonry… Bu dönem aranızda bir şeyler olmuştu. Sanırım çocukça bir hoşlanmaydı ha? “ Diye söze giren Rolande meraklı bakışlarını ona doğru yöneltti. Aslında onların beraber olmalarına çok sevinmişti. En azından Frogonry de Krystal de yalnız olmayacaktı. Birbirlerine de çok yakışıyorlardı oysa ki… Bu konuyu onunla konuşup her ne kadar canını sıkmak istemese de; merak ettiği bazı detaylar yüzünden kendini tutamamıştı. Krystal’in omzuna doğru kolunu atarak ona destek olduğu göstermek istercesine, kızın omzunu sıvazladı ve muzipçe gülümsedi. Sahil kenarında Profesör William ateş yakarak oturmuş, ve diğer Ravenclaw’lı öğrencileri yanına dizerek gitar çalıyordu. Rolande ile Krystal ise onlardan uzak, ta ormanın girişine gitmiş; kayalıklara yaslanarak dertleşiyorlardı. Öğrenciler ve Profesör William’ın şarkı söylerken kendilerini kaybettiği çok net anlaşılıyordu. Rüzgarla birlikte savrulmaya devam eden saçları, yüzünü kapattıkça eliyle düzeltmeye çalışıyordu. “ Ağzıma bile giriyor. “ Diyerek ağzına giren saçları düzeltmeye çalışan genç cadı bir yandan da Krystal’in konuşmasını dinliyordu.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 


En son Rolande Addié tarafından Perş. Ağus. 27, 2009 3:53 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sébastien C. Whisper
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
80 / 10080 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 1058
Yaş : 26
Savaş Tarafın : Chiarore Sua Guardia
Rp Partneri : Rolande this is my angel ....! This is not lie this is really
En Belirgin Özellik : Kıskanç
Asa : Ateşin Soğukluğu
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 23/07/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Ağus. 26, 2009 6:08 pm

‘’ Oliver lanet olsun o anahtarı veriyor musun ? ‘’.Fransa’ya gidecektim ama uçaklarda yer kalmamıştı ben son şans olarak Oliver’den yardım isteme saçmalığına başvurmuştum beni iki saat boyunca sorgulamaya tabi tutmuştu onun sorularını dinlemek gerçekten de çok can sıkıcıydı sonunda dayanamayıp söylemiştim işte . Bana baktı yüzünde belirli olmayan bir şeyler vardı bana amaçsızca bakıyordu sonra konuşma gereksinimi duyup : ‘’ Oliver şampiyon olduk ve bu benim hakkım lütfen ver şu anahtarı da gideyim ‘’ . Sonunda yumuşadı ve el hareketiyle kendisini takip etmemi işaret etti sakin adımlarla malikane’nin altına doğru giden verdivenlere yürüyordu sonra boğuk bir sesle konuşmaya başladı : ‘’ Ailemiz’in üyeleri çok seyehat yaptığı için uzak ülkelere birer anahtar koydum hımm işte buradalar ‘’ Eliyle büyükçe bir dolabı örten tozlu örtüyü kaldırdı sonra ortaya bin bir çeşit envanter çıkmıştı ve bunlarda ülkelere göre sıralanmışı sonunda Fransa’ya ait olduğunu gördüğüm anahtarı alıp hızlıca yukarı çıktım Oliver arkamdan seslenmişti ama ona kulak asmadım hızlı bir şekilde malikane’nin bahçesine çıktım o sırada anahtar parlamaya başlamıştı bile sıkıca tuttum ve bir güç beni çekiyordu gözlerimi kapadım.Havada süzüleceğimi sanmıştım ama çok hızlı bir şekilde düşüyordum asamı çıkartıp ‘’ Wingardium Leviosa ‘’ diye bağırdım bir güç beni belli belirsizde olsa havada tutuyordu sonra aşağıya baktım birkaç metre kalmıştı o sırada asamın yönünü çevirince birden kendimi yerde bulmuştum şans eseri kumsala düşmüştüm ama ağzıma bir sürü kum girmişti ayağa kalktım ve ağzımdaki kumları tükürmeye başladım : ‘’ Oliver lanet olsun ‘’ .Hızlı bir şekilde ayağa kalktım ve etrafıma bakındım onları bir kayanın üstünde oturmuş bir şekilde gördüm saçları rüzgarda savruluyordu Rolande’nin ‘’ Rolande hey ben buradayım ‘’ diye bağırdım .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolland Stéin
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 102
Yaş : 27
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia > Fakat içi kötü ^^ just look like his godfather
Rp Partneri : Korum böyle aşkın ızdırabına;) Rolande Platonik
Asa : Gölge Karmaşası Karaağaç'dan yapılma. Özünde Ejderha Tüyü vardır. 22 cm. Esnektir. Saldırı Büyülerinde Başarılıdır. En iyi büyüsü: Carpe Portus
Sahibi istemeden Başkasına çalışmaz. Deneyene Avada Kedavra yapar
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 18/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Çift Başlı Kartal

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Perş. Ağus. 27, 2009 2:13 am

Rolland trenden en sonunda inmişti. Almanya’da ki evine doğru yola çıktı. Oda nesi birden aklına Ravenclaw’ın şampiyonluğu gelmişti. Birden hızlanmıştı. Bir an önce Fransa’da ki kutlamalara katılmalıydı. Fakat neden. Sebepsiz bir ümitti belki de bu. Rolande, Cris’in ölmediğini öğrenince Rolland’ı unutmuştu belki de. Ne aradı, nede sordu. O durumda hiçbir arkadaşı Rolande’nin derdini dinlememişti. Bir çözüm bulmaya çalışmamıştı. Rolland ise kalbindeki ufak bir umutla yaşattığı aşk şizofrenisinde gelgitler yaşıyor, bir karmaşıklığın, adını koyamadığı bir saçmalığın, belki de utanmasına sebep olacak duygu ve davranışların esiri oluyordu. Fakat ne yapabilirdi. O kimdi ki Rolande’nin gözünde? Neydi? Sadece sınıf arkadaşı… Tabii ya Rolland ne sanmıştı ki. Fakat durum biraz farklıydı. Rolande’yle, Cris’in ölüm haberleri çıkana kadar oturup bir kez bile sohbet etmemişlerdi. Ettikleri de pek sohbet sayılmazdı. Acaba Rolland baloya gitmeli miydi? Yoksa Almanya’da kimsenin bilmediği babasının davet ettiği yılbaşı gecesine kadar pinekleyecek miydi? Hayır! Bunu yapamazdı. Elinden geldiğince Rolande’yi görme çabalarına giriyordu, girecekti. Bu tür düşünceler arasında gidip gelirken evin kapısına geldiğini fark etti. Kapının kilidini yavaşça açtı. Sanki o kapının kilidini açarken yalnızlığını sakladığı ruhuna kilitler vuruyordu. Yavaşça içeriye girdi. Sessiz, kimsesiz, soğuk evine. Az da olsa özlediği odasına doğru çıktı. Kapısını açtı içeride güneş batmadan önce yaydığı tüm ışıkları buraya göndermiş gibi bir görünüm vardı. Çalışma masasının üstündeki parıltıyı fark etti. Bu Rolande’nin resmiydi. Birinci sınıfta neleri göze alarak çalmıştı bu resmi? Tebessümle resmi seyretti. Elindeki bavulu istemsizde olsa parmaklarının arasından kayıp gitti. Kimse Rolland’ı anlamıyor veya anlamak isteyecek kadar değerli görmüyordu. Bu da yeterince acı veriyordu. Yatağına uzandı. Bakışlarını resme yoğunlaştırmış belki de sadece hayal olarak kalacak düşüncelere dalıyordu. Lanet olsun gerçekten babasının dediği kadar berbat bir şeydi bu aşk. Annesi ölmüştü. Babası ilgisiz herifin tekiydi. Bir tane kardeşi vardı bunu kardeşi de bilmiyordu. Çünkü anneleri farklıydı. Allécra! Bir de babasının ağzından kaçırdığı müdürün ondan hamile kalması… Tamamen dağınık, yaşanması gerekmeyen bir hayat! Odada ki sükûneti Rolland’ın öksürüğü bozdu. Bu öksürük sayesinde irkilmişti. Resme bakarak yavaşça ayağı kalktı. Resmi tekrar çalışma masasının üzerine bıraktı. İstemeyerekte olsa balo için üzerine giymesi gereken kıyafetleri giydi. Aynada kendine boylu boyunca baktı ve “ Ucube! “ diye mırıldandı. Gözlerindeki aptallık ifadesi olan nemleri sildi ve odadan hışımla çıktı, ardından da evi terk etti. Ne yapacağını, hatta niye yaptığını bilmiyordu. Fakat Fransa’ya doğru yola çıkmıştı…

Şampiyonluk partisinin yapılacağı yere, Fransa’ya yani Gozo Adasına gelmişti. Partinin yapılacağı mekâna doğru yavaşça, bitkin ve kendinden geçmiş bir biçimde yürüyordu. Birden “ Rolande hey ben buradayım! “ sesiyle irkildi. Başını yönün geldiği tarafa çevirdi. Bağıran Cris’di. Rolande ve Ness bir kayanın üzerinde oturmuşlardı. Rolland ölmemesine sevinmişti, sebebini bilmediği bir şekilde. Fakat Rolande’yi mutlu eden de oydu. Belki de en doğrusu buydu. “ Lanet olsun! “ diye mırıldandı ve başını önüne eğdi fark edilmek istemezcesine, ya da bu platonik sevdanın verdiği utançla. Adımlarını tekrar şampiyonluk partisinin yapılacağı mekâna doğru atmaya başladı…

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwarts-rpg.forum.st/karakter-kart-lejant-f5/takezo-kens
Brian Gaspar Bagterlayer
4.Sınıf
avatar

RPG Puanı :
96 / 10096 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 60
Yaş : 29
Savaş Tarafın : Karanlık tarafa meyilli bir tarafsız...
Rp Partneri : <3 Krystal <3
En Belirgin Özellik : İkna kabiliyeti
Asa : -
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 29/06/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Cuma Ağus. 28, 2009 5:53 pm

Yıl sonu... İşte Hogwarts'ta bir yılını daha tamamlamıştı resmen. Ne kadar güzel bir yıl olduğu tartışmaya açıktı, ama sonunda bitmişti. Bir de binaları şampiyon olmuştu. Brian iç geçirdi. Şimdi bunu kutlamaya gittiğine inanmak çok zordu. Kendi açısından kutlamaya değecek bir şey bulabileceğine inanmıyordu. Hayatında ilk defa bir sınıfı tekrar etmek zorunda kalmıştı. Normalde bunu umursamazdı, ama bir sene daha aynı dersleri zorunlu olarak alacağını düşünmek gerçekten can sıkıcıydı. Kendine aynada şöyle bir göz attı. Koyu renk kotunu ve füme rengi gömleğini giymiş, saçlarını biraz dağıtarak salaş bir hava yaratmıştı. Başka insanların nasıl giyineceğini düşünmeden edemedi. Belki onların yanında fazla sportif kalacaktı. Ama açıkçası, buna aldırdığı yoktu. Gözlerini bu sefer saatine çevirdi ve onu hava alanına götürecek olan taksinin beş dakika içinde aşağıda olacağını gördü. Hemen aşağüıya indi.

Parti başladıktan beş on dakika sonra yetişmeyi başarmıştı. Daha bir çok kişi gelmemişti. Biraz ötede iyi bir arkadaşı olan Rolande'yi gördü, ama Cris de yanındaydı. Bu çocuğu bir türlü sevememişti. Bu yüzden sadece Rolande'ye başıyla selam vermekle yetindi, anlayış göstereceğini umut ediyordu. Sonra kutlamaya geldikleri adayı incelemeye başladı. Küçük, sessiz sakin bir adaydı. Bu sade hali, doğayla iç içe olmayı her zaman seven Brian'ı büyülemeyi başarmıştı. Arkadaşlarının konuşmasına ilgisiz kalarak, hatta her zaman büyük bir saygı duyduğu bina başkanları William'ı bile es geçerek, yavaşça adanın kıyısına doğru ilerledi. Sonuç olarak bu, herkesin eğlenmesi gereken bir partiydi. O da bu şekilde kendini mutlu hissediyordu. İnsanlardan ve eğlenceden uzak kalarak. Kıyıya gidip ayın deniz üzerinde oluşturduğu yakamozu izlemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Cuma Ağus. 28, 2009 9:49 pm



Krystal ile dertleşirken yanlarında biten Sébastien’i görür görmez bir hışımla yerinden fırlayıp ona doğru koştu ve sarıldı. Kollarıyla onun bedenini sıkıca kavrayarak onu hissetmeye çalışıp derin bir nefes aldı. “ Bir an hiç gelmeyeceksin sandım. “ Dedi kulağına fısıldayarak. Daha sonra bakışlarını etkileyici bir şekilde onun üzerinde gezdirdi ve yüzünde muzip bir gülümseme belirtti. Sébastien gelir gelmez hemen Krystal’i de satmıştı. İçinden kendine lanet ederken, Krystal’in anlayışlı olacağını umuyordu. O sırada kendisine başını sallayan Brian’ı görüp ona içtenlikle el salladı ve “ Hey Brian gelsene. ” Dedi çocuk gibi çırpınarak. Bazen kendini kaybediyordu böyle şeylerde. Hele ki okul kapalıyken bu topluluğun içinde bulunmak genç cadıyı fazlasıyla mutlu etmişti. Kahverengi gözlerini etrafta yavaşça gezdirirken tek başına takılan Rolland’ı görüp içinin sızladığını hissetti o anda. Sébastien kaybolduğunda bir tek o yanında olmuştu Rolande’in. Şimdi onu böylesine dışlamak çok saçmaydı. Sébastien’e baktı ve kekeleyerek konuştu. “ Bana bir-iki dakika verir misin? Rolland’ın yanına uğramam gerek; sanırım o yalnız kalmış. “ Dedi en sonunda derin bir nefes alıp. Ondan bir cevap beklemeden dudaklarını Sébastien’in yanağına götürüp narin bir öpücük kondurdu ve hızla Rolland’ın yanına koşmaya başladı. Hatta az kalsın yerdeki çakıl taşlarından birine takılıp düşecekti. Her zamanki sakar Rolande işte… Rolland’ın yanına varır varmaz yüzünde her zaman ki o sevimli gülümsemesini belirtip canlı olmaya çalışarak karşısına geçti ve yolunu kesti. “ Hey dur bakalım orada, ne yapıyorsun tek başına bakayım? “ Dedi kıkırdayarak. Daha sonra Rolland’ın yüzündeki o sıkılgan ve bitkin tavrı sezinlediğinde elini onun omzuna doğru götürdü ve, “ Hadi ama ne bu surat? “ Diyerek mırıldandı. Herhalde ailevi sorunları olmalıydı. Yada Rolande’e ciddi şekilde dargındı. Zaten ne söylese haklıydı. Çok aptalcaydı yaptığı… Sébastien gelince onun yüzüne bile bakmamıştı neredeyse. Oysa ki onun hakkında düşünceleri değişmişken. Onu kendine bir dost kadar yakın hissetmeye başlamışken… Yıldızlar ile birlikte parıldayan gözlerini ona doğru odaklayarak tek kaşını kaldırdı ve kollarını birbirine bağdaştırarak ondan cevap beklemeye koyuldu.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Samantha Allison Night
Üç Süpürge Sahibi
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1232
Yaş : 24
Savaş Tarafın : DeathEaters !
Rp Partneri : Cédric Is My Soul <3
En Belirgin Özellik : _İnatçı_
Asa : ~~Gizemli Ürperti~~
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 17/06/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: Sibirya Kurdu :P

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   C.tesi Ağus. 29, 2009 4:33 pm

" Ah Rolande ah. Hemen sattın beni. Neyse.. En azından gereksiz biri için satmadı. Sevgilisi için, gayet normal. Büyük ihtimalle ben de böyle yapardım. " diye iç geçirdi Krystal. Rolande'yle az önce dertleştikleri taşlatdan anında kalktı ancak keşke kalkmasaydı. Kalkıtğı gibi yere düştü. Elleri nemli toprağın üstüne geldi ve böylece suratını iğrenç toprakla birleştirmemiş oldu. " Ne kadar sakarım ? Aslında hata benim, bu kadar hızlı inmemeliydim. " diye düşünürken birden kendi kendine kızdı. " Her bu bir parti. Saçmalamayı kes Krystal ve eğlenmeye bak. " dedi. Yavaş ve dikkatli bir şekilde partinin asıl yapıldığı yere yürümeye başladı. Ancak daha yolu yarılamışken partiye bir göz gezdirdi. Pek çok kişi arkadaş grubuyla birlikte sohbete dalmıştı. Ancak bu, Krystal'i rahatsız etmemişti. Normalde rahatsız etmeliydi çünkü, arkadaşı biraz önce ona haber bile vermeden koşa koşa sevgilisinin yanına oradan da Rolland'ın yanına gitmişti. Yolunda yarısındayken bu düşüncelerden uzaklaşıp yürümeye başladı. Asıl noktaya gelince tekrar etrafa baktı. Sahilde bir çocuk öylece oturmuştu. Krystal'de " Bak o da yalnız. Arkadaş olabilirsin, acele et. " diye düşünüp hızlı ve dikkatli adımlarla yalnız çocuğun yanına gitmeye başladı. Çocuğun yanına oturup, " Merhaba ben Krystal. Krystal Renesmee LeDarc.. " dedi ve suratında sıcak bir gülümseme oluştu. Bu çocuğu daha önce hiç mi görmemişti ? Olabilirdi aslında. Gerçekten çok yakışıklı olan çocuğa tekrar gülümseyip, ayı izlemeye başladı..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolland Stéin
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 102
Yaş : 27
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia > Fakat içi kötü ^^ just look like his godfather
Rp Partneri : Korum böyle aşkın ızdırabına;) Rolande Platonik
Asa : Gölge Karmaşası Karaağaç'dan yapılma. Özünde Ejderha Tüyü vardır. 22 cm. Esnektir. Saldırı Büyülerinde Başarılıdır. En iyi büyüsü: Carpe Portus
Sahibi istemeden Başkasına çalışmaz. Deneyene Avada Kedavra yapar
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 18/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Çift Başlı Kartal

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Ptsi Ağus. 31, 2009 11:30 am

Rolland yavaş yavaş yürürken kulaklarına çakıl taşlarının birbirine çarptığındaki çıkan ses geliyordu. Biri ona doğru geliyordu, fakat Rolland bunu hiç istemiyordu. Çünkü bedbaht bir durumdaydı. Hele Rolande ise bu gelen iyice kötü duruma düşecekti. Ama başka kim olabilirdi ki? Rolland babasından aksiliğini de almıştı. Bu yüzden onun yanına gelecek kimse yoktu. Pek sevilmezdi. Birden önünde gölge belirdi ardından da beden… Bu gelen Rolande idi. Rolland hemen kendini toparlamaya çalıştı ve burnunu çekti. Rolande’nin sesi, Rolland’ın suratına dökülmüş soğuk bir su gibi etki yaptı. “ Hey dur bakalım orada, ne yapıyorsun tek başına bakayım?... Hadi ama ne bu surat? “ demişti. “ Ah… Merhaba Rolande. Sen miydin? “ dedi ve çok amatörce bir yapmacık gülümseme ile başını önüne eğdi. Saçmalamaktan korkuyordu. Haykırsa mıydı? “ Seni seviyorum! Şimdi git Cris’e! Ben aptalın tekiyim! “ diye. Aslında bunu yapabilirdi. Deliliği el verişliydi fakat o kadar insan karşısında Rolande’den tokat yemeyi göze alamazdı. Ne saçmalıyordu Rolland! Sevdiği birini kaybetmeyi göze alamayacak kadar duygusaldı. Babası belki de bu yüzden ondan nefret ediyordu. Derin bir nefes aldıktan sonra, tekrar bakışlarını Rolande’ye çevirdi. “ Cris’in ölmediğine senin adına sevindim. Umarım mutlusundur! “ dedi. Gene saçmalamıştı. Tabii ki mutlu olacaktı. Fakat Rolland bunun farkındaydı. Dilinden başka kelimeler dökemiyor, Rolande sorarsa yüzünün kızarıklığına bahaneyi havanın sıcaklığı olarak söylemek için sürekli eliyle yakasını genişletme çabalarına giriyordu. Cesaretini toplamıştı bir şekilde, gözlerini Rolande’nin gözlerine kaydırdı. Gözlerinin parıltısı bir elması anımsatacak kadar güzel görünüyordu. Ardından bakışlarını boşluğa çevirdi ve “ Belki de o da Cris’inin yanına gitmek istiyordur, Benim gibi bir çaylakla vakit geçirmek istemiyordur. “ diye düşündü ve sert ama titreyen sesiyle “ Gitmeliyim! “ dedi hiç isteyerek demese de. Rolande’nin yanından sıyrılarak geçti ve “ Keşke… “ diye mırıldandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwarts-rpg.forum.st/karakter-kart-lejant-f5/takezo-kens
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Ptsi Ağus. 31, 2009 3:15 pm



“Bende çok sevindim Rolland.” Dedi ona gülümseyerek. Ama başka bir şeyler vardı. Rolland pek iyi gözükmüyordu nedense. Bir süre sessizce bakıştıktan sonra gitmeliyim diyerek sıyrılmaya çalışmıştı. Ne oluyordu bu çocuğa? En son giderken de *keşke* diye mırıldanmıştı. Oldukça kafası karışan Rolande tek bir hamleyle onu kolundan yakalayıp kendine doğru çekti ve “Keşke ne?” Diyerek tek kaşını kaldırdı. Ondan gelecek tepkiyi bekliyordu, ama nedense korkuyordu. Meraklı ve daha çok endişeli bakışlarını ona doğru yönlendirmiş, hızlıca nefes alıp veriyordu. Korktuğu şey neydi? Henüz bunu bile bilmiyordu… Onu anlamaya çalışan bir ifadeye kapılarak sessizce bekledikten sonra, “Ne oluyor Rolland? Sen iyi misin? Ben iyi olduğunu hiç sanmıyorum.” Dedi elini onun yanağına doğru götürerek. Sağ eli onun yumuşak yanaklarına temas ettiğinde, kendini değişik hissetmişti. Hissedebiliyordu. Onun içinde kopan hüznü, fırtınayı… Narin elleri onun tenine değdiğinde sanki bir kitap okuyormuş gibi onun içini okuyabilmişti. Sadece çözemediği küçük bir ayrıntı vardı. Sanki dudaklarından kelimeleri dökmeye çalışıyor, ama dökemiyormuş gibi. Sanki içinde çırpınan bir yaratık var ama onu dışa vuramıyormuş gibi… Ondan aldığı elektrik çok farklıydı. Ters yönden esen rüzgar, genç cadının saçlarını yalayarak savuruyordu. Çekingen bakışları onunla göz göze gelir gelmez; elini onun yanağından hızla çekti. Boğazında sanki bir şey takılmış gibi zorla yutkundu ve “Anlamıyorum…” Diyerek mırıldandı. Gerçekten de anlamıyordu. Tek sorun Rolande de miydi? Rolland neden bu kadar mutsuzdu? Ailevi problemleri mi vardı? Belki de şuan Rolande ile konuşmak istiyordu. Yada ondan sıkılmıştı… Kim bilir? Zaten şu koca dünyada bir tek onu sıkılmadan dinleyen ve yanında olmak isteyen sayılı kişiler vardı. Rolland’ın başını fazlasıyla şişirmiş olmalıydı. Ama bırakamıyordu. Bırakıp gidemiyordu. İçinde ki o hisse yeniliyordu. Acıma duygusu muydu? Hayır değildi. Rolland da karşı koyamadığı bir şey vardı. Dostluk… Onun arkadaşlığına, tavsiyelerine ve yanında olmasına ihtiyacı vardı. Peki bunu daha nasıl ve ne kadar belli edebilirdi ki? Ümitsizce solmuş suratını, onunla yüzleştirerek sessizce bekledi. Sessizleşen ortamın ikisini de yok etmesine izin vermeyerek, kendi çapında bir şarkı mırıldanmaya başladı. Oldukça ağır bir parçaydı. Sağ elini yavaşça ona doğru uzattı ve nazikçe gülümseyerek göz kırptı. Onu yalnız bırakmak istemediği, gözlerinin içinden okunabilecek haldeydi adeta. Hala ondan geçerli bir cevap bekliyordu ve bu onu gerçekten fazlasıyla merakta bırakmıştı.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolland Stéin
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 102
Yaş : 27
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia > Fakat içi kötü ^^ just look like his godfather
Rp Partneri : Korum böyle aşkın ızdırabına;) Rolande Platonik
Asa : Gölge Karmaşası Karaağaç'dan yapılma. Özünde Ejderha Tüyü vardır. 22 cm. Esnektir. Saldırı Büyülerinde Başarılıdır. En iyi büyüsü: Carpe Portus
Sahibi istemeden Başkasına çalışmaz. Deneyene Avada Kedavra yapar
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 18/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Çift Başlı Kartal

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Eyl. 02, 2009 6:09 pm

Rolande ısrarla Rolland’a ne olduğunu anlamak istercesine sorular yöneltiyordu, endişeliydi! Rolland ise karanlığında bürünmüş bir yoksulluk içinde gelgitler yaşıyordu. Rolande pamuksu elini Rolland’ın suratına doğru götürmüştü. Rolland bu durum karşısında az da olsa tebessüm etti. Rolande’nin yaptığı ne kadar doğruydu? Rolland gülümsemesine bile ümitlenecek kadar çaresiz ve zavallıydı. Dengesiz bir durumdu. Sanki Tanrılar dünya üzerindeki tüm karamsarlığı Rolland’ın kalbine nakşetmişti. Bu durum, Rolland da sonu gelmeyen bir boğukluğa yol açıyor, çaresizlik denizinin içinde sonu gelmeyen çırpınma çabaları için son kulaçlarını atmasına sebep oluyordu. Kalbi zayıftı, dayanamazdı. Bu bela gerçekten can sıkıcı bir durum içinde vahamiyet olgusunu koruyordu. Rolland her gece Tanrı’sına “ Beni kurtar bu çıkılmaz cendereden! “ diye haykırışlar içinde, kendi akıttığı gözyaşlarının arasında boğuluyordu. Tanrı hiç mi acımıyordu bu çocuğa? Ya da bu küçücük yüreğinin dayanmasını mı bekliyordu ondan?

Rolland’ın buğulu gözlerinde yoğunlaşan su tanecikleri yavaşça elmacık kemiğinin üstündeki deri katmanından süzülerek akmaya başlamıştı. Rolland hızlıca kolunu yüzüne götürdü ve yaşları Rolande fark etmeden silmeye çalıştı. Kafasını silkeledi ve kendine gelme çabası içinde ciğerlerini derince bir teneffüs ile oksijen tanecikleriyle doldurdu. Sakinleşmişti. Rolande’ye titreyen sesiyle “ Oturalım mı? “ diye sordu. Rolande başıyla onaylamıştı bu soruyu. Birlikte hemen arkalarında bulunan büyük ve tozlu bir tümseğin üstüne çöktüler. Rolland’ın nefes alışları hızlanmıştı. Bunu geçirmek için sürekli yutkunuyor değişik çabalara giriyordu. Gözlerini kapadı etrafta o kadar sessizdi ki Rolland daha önce hissetmediği kalp atışlarını belki de ilk defa kulaklarında işitiyordu. Vücudu istemsiz bir şekilde titriyor, havanın sıcak olmasına rağmen içinin üşüdüğünü hissediyordu. Şişmiş ve morarmış gözlerini Rolande’nin yüzüne çevirdi. Rolland’ın bu durumundan korkmuş gibiydi. Zaten bembeyaz olan pürüzsüz yüzü iyice beyazlaşmış, gözleri sanki bir dehşete tanıklık etmişçesine açılmıştı. Rolland havadaki oksijeni derince içine çekti ve titreyen ve yorgunluktan çelimsizleşmiş sesiyle konuşmaya başladı, daha doğrusu kekelemeye… “ Rolande… Ben… Ihm… Şey… Aslında bir şey yok. “ diyerek korkaklığını içine bastırır bir şekilde tekrar gizleme çabası içindeydi. Rolande’nin yüz ifadesi değişmiş kaşlarını cümlenin devamını, hatta doğrusunu beklercesine kaldırmış ve bakışlarını Rolland’ın çelimsiz yüzüne kilitlenmiş bir şekilde odaklamıştı. Rolland sevdiğini özgürce, rahatça söylemek yerine Rolande’nin sadece eski bir arkadaş olarak onu görmesini ve onu her zamanki gibi uzaktan izlemesini tercih etti. Cesur bilinirdi fakat korkaktı. Maskenin ardına saklanmıştı. Rolande’nin ondan uzaklaşması için gönlünün elverdiğini yapacaktı. Kaybetmekten korkuyordu ve bu hisle başını tekrar önüne eğerek konuşmasına devam etti. “ Ben bencil herifin tekiyim. Olmayacak hayaller arkasına saklanmış bir korkağımda. Kendi kendime konuşuyorum. Hatta durduk yere bağırıp çağırıyorum. Anlamıyorum sebebini. Tehlikeliyim… Yakışıklı değilim, bana artı katan bir özellikte yok… “ dedi ve kısa bir süre duraksadı. Bakışlarını tekrar Rolande’nin belki de son kez bu kadar yakından görebileceği suratına çevirdi ve cümlesine tekrar devam etti… “ Ama ben seni… Dedim ya işte bencilim ben. Kötüyüm, iyi bir arkadaş değilim. Benden kendin için uzak dur! “ diye haykırdı. Becerememişti gene… Kalkıp gitmek istiyordu fakat dizlerinde güç yok gibiydi, doğrulamıyordu. Sürekli tuttuğu gözyaşlarına engel olamıyordu artık. Yavaşça çehresinden süzülüyordu. Tekrar sertleşmiş sesiyle bağırarak “ Gitsene! Ne bekliyorsun. Cris orada yalnız bırakma onu! “ diye bağırdı. Eliyle toprağa vuruyor, her vurduğunda bir avuç kum alıyor iyice avucunda sıkıyor, sanki kinini ve nefretini ona aktarmaya çalışıyordu. Korkuyor ne yaptığı hakkında hiçbir fikri olmadan öylece başını yere çevirmiş ve sağa, sola sallayarak bir şeyler mırıldanıyordu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwarts-rpg.forum.st/karakter-kart-lejant-f5/takezo-kens
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Eyl. 02, 2009 7:02 pm



Rolland’ın gözlerinden çaresiz yaşlara anlam yükleyemiyordu ne yazık ki. Ayrıca kendisi hakkında böyle –Rolande’e göre hakaretler- savurması genç cadının hiç hoşuna gitmemişti. Onu anlamaya çalışan bir ifadeye bürünmüş, öylece izliyordu. Bu çok saçmaydı… Buraya, onun yanına gelirken böyle olacağını hiç ama hiç hayal etmemişti. Neden Sébastien’i araya sokuyordu? Niye hep böyle şeyler Rolande’i buluyordu? O Rolland’a bir arkadaş gibi sarılıp, tutunduğunu sanmışken böyle yapması çok mantıksızdı. “Neler oluyor Rolland? Sébastien’in bu konuyla ne alakası var? Ve sana ne oluyor anlamıyorum…” Diyerek bağırdı ona kaşlarını çatarak. Aslında hiç isteyerek bağırmamıştı, isteyerek sesini yükseltememişti ona… Sadece bir anlam veremiyordu. Sesini yükselttiğinde çevredeki birkaç kişinin dönüp onlara baktığını fark etmişti. Bu yüzden dikkat çekmemek için daha sakin olmaya çalışarak yutkundu ve “İçindekini orada saklama Rolland, bana anlatabilirsin. İnan bana ben o gün seninle dertleştiğimde inanılmaz rahatlamıştım.” Diyerek elini onunkilere doğru götürdü. Sıcak teni onun soğuk ama yumuşak elleriyle buluştuğunda bir şey hissetmişti. Garip bir duyguydu bu. Tıpkı, bir bebeğin annesine duyduğu ihtiyaç gibi… Yada bir çiçeğin toprağa duyduğu bağlılık gibi. Çok garipti… Onunla henüz bir gün içerisinde yakınlaşmasına anlam veremiyordu. Önceden umursamadığı bu çocuğa şimdi anlamını veremediği derece de yakın hissediyordu kendini. Bir kardeş gibi… Ama şuan onun nende böyle gergin olduğunu anlayamamıştı. Onun kendisine böyle kötü ve sert bakması hiç hoşuna gitmemişti. “Sakin ol artık. Neden senden uzak durmamı istiyorsun henüz bunu anlamış değilim. Sen kötü biri değilsin Rolland, en azından benim için.” Dedi kadifemsi bir ses tonu ile. Daha sonra kendini ona biraz daha yaklaştırarak, sanki onu teselli etmek istermiş gibi sarıldı. Sarılırken bile araya mesafe koymaya özen gösteriyordu. Çünkü etraftakiler yanlış anlayabilirdi ve bu tür dedikoduları kaldıracak durumda değildi. Buraya gelirken sürekli sırıtan suratından eser yoktu şimdi. Hep Rolland mı onun derdini dinleyecekti sanki? Biraz da Rolande onun derdine ortak olmalıydı. Tek anlayamadığı şey bu çocuğun derdi neydi? Birkaç dakika sarıldıktan sonra kendini ondan yavaşça ayırdı ve nazikçe gülümsemeye çalıştı. Daha sonra yan gözle bakışlarını Sébastien’e doğru çevirdi. Nedense ona bakınca içinde bir rahatlama hissetmişti. Rolland’a baktıkça da sürekli içi kararıyordu. “Yeter bundan sonra seni böyle görmek istemiyorum.” Dedi ve ona bakıp gülümsemeye çalıştı. Her ne kadar zor olsa da…


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolland Stéin
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 102
Yaş : 27
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia > Fakat içi kötü ^^ just look like his godfather
Rp Partneri : Korum böyle aşkın ızdırabına;) Rolande Platonik
Asa : Gölge Karmaşası Karaağaç'dan yapılma. Özünde Ejderha Tüyü vardır. 22 cm. Esnektir. Saldırı Büyülerinde Başarılıdır. En iyi büyüsü: Carpe Portus
Sahibi istemeden Başkasına çalışmaz. Deneyene Avada Kedavra yapar
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 18/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Çift Başlı Kartal

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Çarş. Eyl. 02, 2009 8:39 pm

Neler oluyor Rolland? Sébastien’in bu konuyla ne alakası var? Ve sana ne oluyor anlamıyorum… İçindekini orada saklama Rolland, bana anlatabilirsin. İnan bana ben o gün seninle dertleştiğimde inanılmaz rahatlamıştım. Sakin ol artık. Neden senden uzak durmamı istiyorsun henüz bunu anlamış değilim. Sen kötü biri değilsin Rolland, en azından benim için. ” demişti Rolande. Sanki bu laflar onu daha da cendere içine sokuyordu. Bu çıkmaz hiçte hayra alamet değildi. Sözlerin ardından Rolande, Rolland’ın hatta hiç kimsenin beklemediği bir şekilde sarılmıştı. Rolland belki biraz bundan cesaret almıştı. Ardından Rolande cümlesine devam etti. “ Yeter bundan sonra seni böyle görmek istemiyorum. ” Rolland’ın durumunu bilseydi bunu söyler miydi? Hatta bunu söylerken bile gözü Cris’e bakıyordu. Daha fazla acı çekmesine göz yumar mıydı? Bu kadar basit miydi? Rolland cevap vermesi gerektiğini düşünüyordu. Biraz daha olsa belli etmeliydi. Olamazdı çok sevse de arkadaş ve sözlerine başladı “ Bilmediğim bir şey söyle bana. O hep duyduğum yalanlardan bıktım artık. Yüzü gülen sahteliklerden, niteliksizliklerden. Bilmediğim bir şeyler… Yalanda olsa güzel oluyor Rolande, insanı mutlu ediyor. “ demişti çaresiz ve umutsuzca… Rolande’ye bakışlarını sabitlemiş, onu izliyordu. Sanki bir şey onu sürekli ileri itiyor. Rolande ise derin derin nefes alıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Gözleri birbirine kesişmişti. Rolland tüm cesaretini toplayıp Rolande’nin yüzüne yakınlaşıyordu. O kadar yakınlaşmıştı ki bir milim dahi ileri gitse Rolande’nin dudaklarını hissedecekti. Rolande ise kas katı kesilmiş sadece bakıyordu. Belki de şaşırmış, olayı anlamaya çalışıyordu. Rolland birden kafasını geri çekti. Haykırarak “ Bunu sana yapamam! Seni seviyorum aptal! Anladın mı şimdi? Şimdi git Cris’ine! “ diye ağlıyordu. Deliriyor engel olamıyordu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwarts-rpg.forum.st/karakter-kart-lejant-f5/takezo-kens
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   Perş. Eyl. 03, 2009 11:59 am

Bir anda her şey bitecek sanmıştı. Rolland’ın dudakları kendisine o kadar çok yakınlaşmıştı ki, ne yapacağını bilmiyordu. Tam geri çekecekti ki Rolland ondan önce kendine hakim olup, kendini geri çekmişti. Ve daha sonrada bir sürü bağrışma… -Seni seviyorum- kelimesi genç cadının kafasında adeta bir ağrı gibi zonkluyordu. Hayır, bu olamazdı. En yakın arkadaşı olarak gördüğü çocuk onu seviyor olamazdı. Ben ne yapıyorum, burada durmam bile hata en iyisi çekip gitmek diye geçirse de içinden o aptal, yufka yüreği buna engel olmuştu. Bağırma sırası şimdi ondaydı. “Çok bencilsin Rolland! Her şeye kendi açından bakıyorsun! Hiç beni düşündün mü? Hislerimi, duygularımı...” Diyerek kaşlarını çattı ve hiç olmadığı kadar sinirli bir görünüme bürünerek, olabildiğince yüksek bir ses tonu ile bağırdı. Sanki her şey bitmiş gibiydi. Oysa ki Rolande, onunla çok güzel bir dostluk hayal etmişti… Dostluk mu? Kendini yanıltmışsın aptal cadı! Diye düşündü kendinden tiksinerek. Burada durup neyi halletmeye çalışıyordu ki? Olmayacak bir dostluğu kazandırmayı mı? Yoksa Rolland’ın ona daha fazla bağırmasını mı? Bu gece onun tarafından yeterince inmişti zaten… En azından Sébastien arkadaşlarıyla sohbete dalmıştı da, şuan olanların farkında değildi. Rolande ise şuan kendini hıçkıra, hıçkıra ağlamamak için zor tutuyordu. Sanki dokunsa bir volkan gibi patlayıp, ağlayacak gibiydi… Bu gece olmamalıydı… Rolland’a karşı yenik düşmemeliydi. Aklına quidditch sahası geldi o anda. Rolland saçlarını okşamıştı… Ve genç cadı da doğal olarak bu durumdan rahatsız olup; bir bahane uydurarak çekip gitmişti. Demek ki her şey bundandı. Sevdiğinden… O gün kendisine bir dost gibi teselli eden Rolland güçlü olmasını söylemişti, ama şuan o hiç güçlü değildi. İster istemez Rolland’ın gözlerinden akan yaşlara tanık olmuştu. Böyle olmamalıydı Rolland, ben çok üzgünüm…” Diyerek ses tonunu yumuşatan genç cadı artık gözlerinden akan yaşlara engel olamıyordu. Ve daha sonra hızlıca koşarak Rolland’ın yanında hızla ayrıldı ve ormanın içine doğru hızla koştu ağlayarak. Kimsenin onu görmesini ve teselli etmesini istemiyordu. Sadece yalnız kalmak ve ağlamak istiyordu. Neden ben? Diye içinden geçirirken, çoktan ormana varmış kendini o bunaltıcı ortamdan uzaklaştırmıştı…

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Şampiyonluk Partisi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şampiyonluk Partisi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» TABLE MAÇ WWE ŞAMPİYONLUĞU İÇİN JOHN CENA VS TRIPLE-H

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Yerleşim Ülkeleri :: Fransa :: Gozo Adası-
Buraya geçin: