Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kaderin Oyunu...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Kaderin Oyunu...   C.tesi Ağus. 22, 2009 10:57 pm

Sonunda o aptal okul dönem tatiline girdirmişti. Ne kadar sıkıcı ve kötü anım varsa o okuldaydı ama unutamadığım tek şey Claire adlı öğrencimdi. Aslında onda öğrencilikten fazlası vardı. O farklı bir öğrenciydi. Ona aşık olmuştum. Bu tatil bana çok iyi gelicekti. Hem onu bir süre görmezsem içimdeki aşk azalır. Bu okul hiç kapanmıyacak sanmıştım. Kafayı yiyecektim. O gece beni yeniden hayata döndürdü. Ah çok zayıfım onu asla unutamıyacağım. Belkide intar etmeliyim. Lordu öldürmeye kalkarım ve orada sesizce hayattan koparım. Saçmalık yaşamayı sevmesemde saçmalık. Bu aptal park o kadar sesizdiki düşüncelerimin sesi bile duyuluyordu. Hiç kimse yoktu. İngiltere sana çok iyi gelicektir diyen lanet Geonna. Ben hayatımın hatasını çok küçükken yaptım. Aşkım için ölüm yiyen oldum. Hayatımın böyle olmasını kendim seçtim. Annem ve babamı öldürüp beni öksüz bırakan ölüm yiyenlerden biriyim artık. Bu yola sapanların gelecekleri pek iç açıcı olmuyor. Keşke bir Zümrüdünanka olsam dediğim zamanlar oluyor ; en azından başında bana tapın diyen bir Lord yok. Bu aptal hayatı ben seçtim şimdi pişman olsamda oldu bir kere ; bunu değiştiremem. Şuanda Geonnaya göre kafa dinlemek için en güzel ülke olan İngilterede pekde iç açıcı değilim açıkcası. O boş sokak parkında turlarken ve sıkıntım son sınırını aşarken birde aptal kafamın ağrıması başlarken yere yapışmamak için zor dengemi sağladım. Belkide İngiltereden bir an önce gitmeliydim çünkü bana pek yaramamıştı sanırım. İlk gördüğüm banka kendimi hızlıca attım. Sanki ölücek gibiydim. Beynim yerinden çıkıcaktı. Evet yarın ilk işim İngiltereden uzaklaşmak olucaktı. Burası hayatımda gördüğüm en sakin yerdi. Burası İngiltere'nin en sakin yeriydi. İnsanlar bu sokak parkı yerine alışveriş merkezlerinde süper marketlerde takılıyordu. Oralar bana göre değildi. Hayatımda pek çok kez aşık oldum. Sanırım gittikçe bu duyguyu kaybediyordum. Başımın ağrısı dinmeye başlamıştı. Artık bir oh çekebilirdim. Burası beni deli ediyordu. Yasak ormanı bile özlemiştim. Bu sesizlik daha fazla sürerse ben kafayı yiyecektim. Sanki kafamda hala Claire vardı. Onu unutamıyordum. Onla armızda utanç verici onca şey olduktan sonra birdaha onun yüzüne nasıl bakarım diye düşünürken. Baş ağrım tamamen bitmişti. Sabırsızlıkla burdan gidiceğim günü bekliyordum. Sanırım birdaha asla ve asla İngiltere tatili yapmıyacaktım. Belki Fransa olabilirdi. Hayatımın en kötü günlerinden birini geçiriyordum. Beni bu sıkıntıdan kurtarmak için gelen bir kahraman bekliyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   C.tesi Ağus. 22, 2009 11:38 pm

İngiltere… Claire’ ın onca kötü anıyı yaşadığı ülke… Nedenini bilmiyordu ama malikaneye gitmeden önce görmek istemişti tekrar bu sokakları. Belki de vedalaşmak lazımdı geçmişle. Yada nefretini körüklemek istemişti sadece. Genç cadı rüzgarla yüzüne yapışan saçını yavaşça geri itti. Annesinin en sevdiği parka uzaktan, usulca seyre dalmıştı şimdi. En zor okul yılını düşündü usulca. Ne çok nefret barındırmıştı bu yıl kalbinde. Ve elbette aşk… Genç cadı hayatında ilk defa bu kadar kontrolsüz ve zayıf davranmıştı. Tek istediği intikamken, aşkı tatmış ve her şeyi ikinci plana atmasına sebep olmuştu içinden atamadığı bu his. Peki bundan sonra ne olacaktı? Ne yani masallardaki gibi mutlu olunacaktı? Yoksa annesi ve babası gibi mi? Peki ya Oliver’ın söyledikleri? Amacı sadece biraz vakit geçirmek olabilir miydi? Ne yani? Şimdi genç cadı tüm hayallerini bir köşeye itip, bunun acısıyla mı boğuşacaktı? Kalbine saplanan sızıyı duymazdan geldi ve kendi kendine hırladı. “ Hiç sanmıyorum! “

Yoldan karşıya geçti hızlı adımlarla. Uzun saçları rüzgarla uçuşuyordu. Ve ifadesiz yüzünde nedensiz bir can sıkıntısı kol gezmeye başlamıştı. Parka girdi usulca. Çok saçmaydı burada boş boş dolanması ama İtalya’ ya gitmek istemiyordu ki! Yabancıydı o ev o ülke… Tanıdık bir yerde aptal düşüncelerinde boğulmak ve aklından çıkaramadığı adamı düşünmek istiyordu. Önüne geçen ilk banka attı bedenini. Gözlerini sıkıca yumdu ve William’ ın siluetini seyre daldı. Onca kafa karışlığına rağmen onu özlemekten vazgeçemiyordu bir türlü. Tüm ruhunda sadece o vardı sanki. Tüm acıya nefrete inat, usulca hüküm sürüyordu damarlarında. Düşüncelerine burun kıvırıp, sıkılgan tavırlarla açtı gözlerini. “ William? “ Ne yani? Şimdi de hayal görmeye mi başlamıştı? Tüm dikkatini gözlerine takılan bölgede toparladı ama kesinlikle hayal değildi, karşısındaki bankta oturan profesör William’ dan başkası olamazdı. Tereddütle kalktı ayağa. Yanına gitmeli miydi ki? O geceden sonra… Gitse bile ne diyecekti? Ama görmezden gelip öylece gidemezdi. Belki de bir daha okula dönene kadar karşılaşmayacaklardı ve bunu bile bile sırtını dönüp gidemezdi. Alacağı tepkiden bir fikir, usulca yürümeye başladı genç adama doğru. Mesafe azaldıkça kalbi göğsünü zorluyor, nefesi kesiliyordu yavaşça. Artık yanındaydı ama ne diyeceğini bilemiyordu. Fark edilmeyi umarak öylece beklerken istem dışı konuşmaya başladı. “ Merhaba profesör. “ dedi ve William’ la göz göze gelmekten kaçınarak banka oturdu sakin tavırlarla. “ İngiltere de göreceğimi düşündüğüm son kişi sizdiniz. “ diye ekledi hafifçe gülümseyerek. Heyecan vücudunda hızla yankılanırken sessizce kulak kesildi yakışıklı büyücüye….
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 11:13 am

Aman tanrım neler oluyordu böyle. Bu bu Claire olamaz. Evet kesinlikle bu baş ağrısı bana pek iyi gelmedi. Ama bu gerçekti ve benimle konuştu. Ona bir cevap vermeliydim. Bacaklarım, ellerim tüm vücudum titriyordu. " Merhaba. Aslında bende hiç beklemiyordum. " Ben ondan vaz geçemezdim. İlk kez bu kadar çok sevmiştim birini ; onu bırakamazdım. İngiltere tatilimi sadece o kurtarırdı. Beklediğim kahraman oydu. " Tatilin iyi geçiyor gibi benim ki o kadar iç açıcı değil. " Yüzünde küçükte olsa bir gülümseme oluşmuştu hayatımın aşkı olan Claire'ın. Onunla aynı yerde olmak bile bana kafamdaki herşeyi unutturuyordu. İyi kötü ne varsa onun yanındayken unutuyordum. Tamamen zihnimi boşaltıyordum. Sadece onun güzel yüzünü seyretmekle yetiniyordum. Keşke o gecede onun güzel yüzünü seyretmekle yetinseydim. Ben o gece aşkımız daha güçlenir sanmıştım. Onun bir çocuk olduğunu unutmuştum. Belkide benden korkuyordu. Bunu istemiyordum. Birbirimize farklı duygular hissetmeye başlarken o kulübe işi herşeyi bitirdi. Ne kadar salak biriyim. Claire'ın güzel yüzüne saatlerce bakabilirdim. Onun yanında rahatlıyordum. Şuan biraz heyecanlı olsamda bu heyacan azlaıyordu onunla vakit geçirdikçe. Onun macera dolu yüzüne bakarken kendimi kaybediyordum ve rüyaya dalıyordum. " Çok güzelsin. " dedim ve birden ayıldım. Bu olmazdı ne yapıyorum ben ama kendimi tutamadım. Yalan değildi ki... Kendimi topladım ve " Çok özür dilerim. Gerçekten üzgünüm. " Çok aptaldım. Bu aptal sözler beni yerin dibine sokuyordu. Onun dolgun dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutuyordum. Çekici ve güzelliğiyle beni büyülemişti adeta. Ona bakmaktan gözlerim yorulmuştu ama gözlerimide almıştı büyüsünün içine. Tekrar hızlıca kendimi toparladım ve birazda konuyu değiştirmek için " Değişik bir tesadüf oldu. Noele az kaldı değilmi. Sen Noeli nerede kutlamayı planlıyorsun " dedim ve bir cevap bekledim. Aslında bu soru hem sormak istediğim içindi ; hemde konuyu değiştirmek içindi. Ona yüksek derecede aşk duyuyordum ama o gece benim elleimi ve aşkımı zincirlemişti. Herşeyin bu kadar hızlı geçmesi ne garipti. Özellikle onun yanında olduğumda zaman hızlıca akıp geçiyordu ve ben akıp geçen zamana dur diyemezdim. Ben ona deli gibi aşıktım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 2:52 pm

Claire heyecanına yenik düşüyor ve bundan ne kadar nefret etse de engel olamıyordu. Yakışıklı büyücünün yüzüne bakmaya korkuyordu. Belki de Oliver haklıydı? Canını acıtsa da bunu düşünmekten vazgeçemiyordu. Ama öyle olsa bile ne değişecekti ki? Onun olmuştu. Yaşını, isteklerini ve tüm nefretini bir köşeye bırakıp, onun olmuştu… Pişmanlıktan mıydı şimdi, kafasını kaldırıp ona bakamaması? Elbette hayır… Her şeye rağmen, bir tek an bile, “ keşke “ dememişti ki.

Saçmalıyordu belli ki! Bunları düşünmek yerine doya doya seyre dalmalıydı sevdiği adamı. Ama tek yaptığı şey susmaktı. Özlemişti ama ağzını her açtığında derin bir nefes alıp tekrar sessizliğe gömülüyordu. “ Çok güzelsin. “ Claire duyduklarıyla birlikte, yüzüne yayılan tebessüme engel olamamıştı. Tüm düşüncelerini unutup William’ a bakmıştı. Yüzünü yalayan saçlarını hafifçe savurdu omuzlarına doğru. Yakışıklı büyücü bir süre sustuktan sonra özür dilemiş sözleri için ve konuyu değiştirmek istemişti. Claire usulca William’ ın yanaklarında gezdirdi parmaklarını. Konuyu değiştirmek yada saçma sapan düşünüp korkmak istemiyordu. Aşık olmuştu ve hiçbir gerçek bunun üzerini örtemezdi rahatça. Nefretini, hırsını bir kenara bırakıp fısıldadı usulca “ Özledim seni… “ Söylemek istediği onca şeye rağmen dudaklarından sadece bunlar dökülmüştü o an. Ne noel ne okul umurunda bile değildi genç cadının. Her şeyi unutuyordu William’ ı gördüğünde. Anlatamadığı bir heyecan tüm ruhunu sarıyor ve kendini rüzgara bırakıyordu. Sormadan, konuşmadan.. Anlamadan, anlatmaya çalışmadan… Kalbini düşünmeden bırakmıştı genç büyücünün avuçlarının arasına. Peki sonrası? Kimin umurundaydı ki? Ya kırıp dökerse? Ya bıraktığı gibi dönmezse kalbi? Neyi değiştirebilirdi ki şimdi bunlardan korkmak… Bakışlarından nedensiz bir hüzün kol gezerken, ilk defa herkes gibi olduğunu fark ediyordu genç cadı. Ne kadar savunmasızdı şimdi ruhu… İlk defa karanlığından sıyrılmış ve bu denli çaresiz kalmıştı. Kımıldayamıyordu. Nefesi kesiliyor ama sesini çıkaramıyordu. Tüm yaşadıklarından sonra tek sığınağı yalnızlık iken, şimdi yalnız kalmaktan korkuyordu… Yavaşça çekti ellerini William’ ın çehresinden. Bakışlarını yere devirip beklemeye başladı korkularına yenik düşen genç cadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 3:40 pm

Aşka yenik düşmüştü kalbim ama bunu engelliyemiyordum. Onun yanında olmak beni rahatlatıyor ve ondan kopamıyorum. Banktan hızlıca kalkıp gitmek istiyorum ama sanki ellerime ve bacaklarıma zincir vurulmuş gibi hareketsiz kalıyorum. Ona sırılsıklam aşığım. O benim hayatımın bir yarısı o benim meleğim. Gördüğüm en güzel melekti Claire ; vücuduma zincirler vurulsada dudaklarım hala vardı. Yumuşak ellerini benim yanaklarımda gezdiriyor ve bana aşk dolu bakıyordu. O aşık bakışlarından bir tane daha bana göndererek " Özledim seni..." dedi. Bu sözler beni ona dahada yakınlaştırıyordu. Onun o deniz mavisi gözlerine bakarken uzun ve güzel bir rüyaya dalıyordum. Şuan ne o geceyi düşünüyordum nede şuan yapıcağım şeyin bir yanlış daha olduğunu. Yavaşça dudaklarımı onun dolgun ve güzel dudaklarıyla birleştirdim. Bu bir rüya ise hiç bitmesin istiyordum. Eğer rüya değil ise zamanın durmasını istiyordum. Ona öylesine aşıktım ki... Dudaklarımı yavaşka onun dudaklarından çektim ve " Bende seni özledim. " dedim. Şaşkındım ama onun kusursuz yüzüne baktıkça bunu tekrar yapmak geliyordu içimden. O benim herşeyimdi. Ona hayat dolu bakışlarla baktım ve " Seni seviyorum ve ne olursa olsun seni sevicem. Sensiz yapamam Claire sensiz yaşıyamam. Lütfen benden ayrılma. Ölmek istemiyorum Claire zaten sensiz ölüyüm. Annem babam hayatımdaki tüm değer verdiğim kişiler öldü. Birtek sen vasın sende gidersen... " dedim ve ona sıkıca sarıldım. Gözlerimden akan yaşlar Claire'ın saçlarına dökülüyordu. O hayata tekrar tutunmam için tek şansımdı eğer bu şansıda kaybedersem hayattan sonsuza kadar kopucaktım. Ona öylesine sıkı sarılmıştım ki kollarımı onun kollarından ayıramıyordum. Artık herşeyi zamana bırakmak istemiyordum. Zamanı istediğim gibi değiştirmek istiyordum. Beni sadece Claire hayata tekrar bağlayabilirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 5:31 pm

Yakışıklı büyücünün dudakları şimdi tüm bedenini ürpertiyordu. Kollarını William’ ın boynuna doladı ve tüm içtenliğiyle karşılık verdi. Kafasında dolaşan tüm sorular tuzla buz olmuşlardı artık. Korkuları karanlık bir köşeye çekilmişlerdi ve artık susmuşları. Nefreti, hayal kırıklığı, öfkesi… Hepsi kaybolmuştu sanki. Yavaşça dudaklarını ayıran William usulca fısıldadı. “ Bende seni özledim. “

Claire ne yapacağını ne diyeceğini bilemiyordu. Bedenine yada kalbine hükmedemiyordu artık. Rüzgarla hızla savruluyor ve sonunu göremiyordu. Kaçmalı mıydı şimdi? Arkasına bakmadan uzaklaşmalı? Ama nasıl yapabilirdi ki bunu? Kalbi burada kalmak için çırpınırken, bedeni olduğu yerde çivilenmiş, genç cadıya inat kımıldayamıyorken nasıl gidebilirdi? Hiç istemediği halde bunu nasıl yapabilirdi? Elbette arkasını dönmeyecekti kalbine. Tüm damarlarında dolaşan isteğine boyun eğip sessizce izlemeye başladı William’ ı. Asla vazgeçemeyeceğini gün geçtikçe daha iyi anlıyordu. Eğer istese, her şeyi geride bırakıp onunla gidebilirdi! Tüm anılara sırtını dönüp hem de! Onca öfkeyi, edilen onca yemini görmezden gelip, usulca tutunurdu aşkına… Umursamadan kimseyi, rüzgara öylece bırakırdı bedenini. " Seni seviyorum ve ne olursa olsun seni sevicem. Sensiz yapamam Claire sensiz yaşıyamam. Lütfen benden ayrılma. Ölmek istemiyorum Claire zaten sensiz ölüyüm. Annem babam hayatımdaki tüm değer verdiğim kişiler öldü. Birtek sen vasın sende gidersen... "

Claire duydukları karşısında o kadar şaşırmıştı ki, hiçbir şey söylemeden öylece kala kalmıştı. Bedenini sıkıca kavrayan adama karşılık vermişti. William o kadar sıkı sarılmıştı ki, genç cadı bir an boğulacağını sandı. Zorlukla nefes alarak konuşmaya başladı. “ William… Sen istesen bile ben… Gidemem ki… “ Sesi git gide kısıldı ve kayboldu. Söylemek istediği onca şey, şimdi kelimelere sığmıyordu. Sanki anlamlarını yitirecekmiş gibi, sanki söylese her şey mahvolacakmış gibi… Yavaşça geri çekti bedenini. William’ ın yanaklarını yalayan gözyaşlarını elleriyle sildi. Şaşkınlığını ustaca yok edip yaklaştı genç adama. Dudaklarını araladı ve usulca birleştirdi dudaklarıyla. Sımsıkı sarıldı ve sessizce fısıldadı. “ Seni çok seviyorum. “
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 6:37 pm

Herşey çok hızlı oluşuyordu Claire'ın yanında. Kalp atışlarım gittikçe fazlalaşıyor ve kalbim yerinden çıkıcak gibi oluyor. Şuan benden kalbimi isteseydi bile seve seve yerinden söküp verirdim. Onun için ölümü bile göze alırdım. Onda anlayamadığım bir yan var hep diğerlerinden farklıydı. Kim ne derse desin istediklerini diye bilirler arkamdan kötü konuşabilirler. İstedikleri gibi atıp savursunlar ama ben bir öğrenciye aşık oldum hemde deli gibi aşık oldum. Bu bana verilmiş büyük bir şans. Artık onunla dudaklarımı birleştirdiğimde utanmıyordum. O aptal utanma duygusu aşka dönüşmüştü. Bu geçirdiğim en güzel tatildi ki daha bir iki saate yakın bir zaman oldu. Bu beni üzüyordu çünkü onunla geçirdiğim her bir dakika altın değerindeydi. Onunla konuşmak benim için paha biçilemezdi. Onu sevmek ona aşık olmak benim için en önemli duyguydu. Kendimi tutamıyordum. Dudaklarımı tekrar onun dudaklarıyla birleştirmek istiyordum. Parmaklarımı genç cadının yumuşak yanaklarından başlayıp ince ve güzel boynuna dokundurdum. Ona her dokunuşumda bana kötü bir tepki vericek diye korkuyordum. Mavi gözleriyle beni büyülüyor ve dolgun dudaklarına yapıştığımda uçsuz ama güzel bir rüyaya dalıyordum. Onu ikinci bir kez öpmek için herşeyimi verirdim. Utanıyordum ; ikinci bir öpücük için utanıyordum. İkinci bir öpücük için kafamı ona doğru hafifçe yaklaştırdım ve gözlerimi yavaşça kapadım çünkü rüyaya dalmayı bekliyordum ki aniden kafamı çektim. " Ben çok üzgünüm. Çok güzelsin ; kendime hakim olamıyorum. Çünkü sana aşığım. " dedim ve dudaklarımı onun dudaklarıyla tekrar birleştirdim. Evet bu tatil hayatımda geçirdiğim en güzel tatildi. Dudaklarımla genç cadı'nın dudaklarını adeta yutmuştum. Zevkten dört köşe olmuştu yakışıklı büyücü. Nefes almak için dudaklarını yavaşça çekiyordu ve sonra Claire'ın dudaklarına tekrar yapışıyordu. Bu öpüşme William'ın yaşadığı en uzun öpüşme olmuştu. Kollarıyla genç cadı'nın vücudunu tamamen dolamıştı. Ellerini genç cadı'nın sırtında gezdiriyordu. Nefes nefese kalmıştı William çünkü soluk bile almadan Claire'ı öpmeye devam ediyordu ve sonunda dudaklarını yavaşça çekti. Derin bir nefes aldıktan sonra " Sana deli gibi aşığım. Hiçkimse banasenin yaşattığın aşkı yaşatmadı. " dedim ve tekrar onun mavi gözlerinde kaybolmaya başladım. Onda çözemediğim tek şey ne kadar güzel olduğuydu. Güzel bir ülke olan İngilterede tek gördüğüm güzel genç cadıydı. Hava git gide soğumaya başlamıştı. Yağmur her an yağabilirdi. Claire üşümeye başlamıştı. Bu olaya hemen el attım ve " O hayır üşüyorsun. " dedim ve üzerimdeki ceketi çıkarıp yavaşça geç cadının omuzlarına attım. " Nasıl hala üşüyormusun. İstersen biraz parkı turluyalım ne dersin. " dedim ve beklemeye koyuldum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 10:04 pm

Genç cadı tüm dünyadan soyutlanıp sevdiği adamın kollarına bıraktı kendini. Mutluluğunu anlatamayacağını biliyordu. Claire her zaman bu konuda ciddi sorun yaşayan tiplerden olmuştu. Asla duygusallaşamaz ve bunu saçmalamadan anlatamazdı. Gerçi artık açıklamalara gerek kalmamıştı. Adını koyamadığıydı yaşadığı şey. Öylece bıraktı kendini. Ne sonunu düşünüyordu şuanda, nede alacağı tepkileri. Hayatında ilk defa vazgeçti tüm geçmişinden. Unutuldu onca gözyaşı. Hiç olmadığı kadar mutluydu şimdi. İngiltere’deydi ve mutluydu! Bu caddeler ne çok yara vermişti genç cadıya! Ne çok kaybetmişti, bu sokakların karanlığında. Ama şimdi bir başkaydı bu rüzgar. Biraz daha umut dolu, biraz daha sevecen. Ya heyecanına ne demeli? Kalbi göğsünü zorluyor, tüm vücudu istemsizce titriyordu. Birazda korku siniyordu bedenine. William ona daha önce tatmadığı duyguları tattırıyordu. Onun yanındayken kendini rahat ve güvende hissedebiliyordu. Öfkesinden uzaklaşabiliyor, herkesin yaşadığı güzel dakikaları yaşayabiliyordu. Onu ne kadar sevse de bazı tereddütlerim vardı. Onu sevdiğinden ne kadar emin olsa da Oliver' ın söylediklerini unutamıyordu genç cadı. Bir an duraksadı ve tereddütle süzdü William’ ın yüzünü. Ya sözleri yalansa? Gerçeklere tıkayıp kulaklarını, koşabilecek miydi yine de kalbinin ardı sıra? O zaman ne yapacaktı? Annesini düşündü çaresizce. Hayır… Asla onun gibi olmayacaktı… Yavaşça soğuyan hava ve ürküten düşüncelere titremesine sebep olmuştu ve William bunu fark edip ceketini Claire’ ın omuzlarına attı. Alışkın olmadığı bu ilgi hem hoşuna gitmiş hem de korkularını tetiklemeye yetmişti. Usulca dolanmaya başladılar parkta. Claire ne yapacağını bilmiyordu ve surat ifadesi onu ele veriyor gibiydi. William’ ın şaşkın bakışları karşısında istemsizce konuştu. “ Bu imkansız. Ve kalbime, hislerime rağmen… Öylece güvenmemi bekleyemezsiniz profesör. “ Ciddileşen ses tonu şaşkınlıkla bütünleşmiş ve yakışıklı büyücünün duraksamasına sebep olmuştu. Hitap şekline kendiside şaşırmış ama hiç renk vermeden cevaba kulak kesilmişti bile…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Paz Ağus. 23, 2009 10:39 pm

Onunla zamanımı cennetteymiş gibi güzel geçiriyordum ki Claire'ın azından çıkan söz herşeyi zorlaştırdı. “ Bu imkansız. Ve kalbime, hislerime rağmen… Öylece güvenmemi bekleyemezsiniz profesör. “ Bu Williamı fazlasıyla zorlamıştı. Herşeye rağmen bu soruya bir açıklama yapabilirdi William. " Tabiki senden hemen güvenmeni beklemiyorum. Benimde zamana ihtiyacım var. Senin duygularınla oynuyorsam gidebilirsin. Seni seviyorum. Sevmek kötü birşey değil ki... Ben küçük yaşda öksüz kaldım. Hiçkimsem olmadı. Annem ve babamı ölüm yiyenler öldürdü ve ben şimdi o aptal ölüm yiyenlerden biriyim. Keşke Lordla o anlaşmayı yapmasaydım. Ben hep Annem ve babam gibi bir Zümrüdüanka olmak istedim çünkü bir ailem olucaktı. Arkadaşlarım ailem olucaktı. Bak şuan hiçbir arkadaşım yok. Hiç kimsem yok ; bu hayat kolay değil. Sadece aşkım ve sen varsın. Sana bunları neden anlattığımı bilmiyorum. Galiba içimdekileri dökmek istedim. Bu imkansız değil ; bir şansımız olmalı. Her zaman şansımı denemişimdir. Senlede deniyebiliriz. Biliyorum çok saçma ama sana aşığım. Lütfen bana güven. " dedim ne saçmaladığımı bende bilmiyordum ama içimdeki sakladığım herşeyi sonunda birine dökmüştüm. Bu beni rahatlatmıştı. Yağmur hızlanmaya başlamıştı. Yağmur damlaları sanki kurşun gibi yağıyordu. Bende üşümeye başlamıştım ama umrumda bile değildi. Tek düşündüğüm Claire'a bunları teker teker anlatmak. " Senden güvenmeni bekliyorum Claire. Artık hiçbir anımı zamana bırakamam. Bunca kötü anım herşeyi zamana bırakmam yüzünden oldu. Senide zamana bırakamam. Senide benden koparırsa..." Ona duyduğum aşk asla bitmeyecekti. Şimdi beni terk edip gitse bile hatta birdaha onu hiç görmesem bile ona aşıktım; hepte öyle kalıcaktım. Ama hayatımından bir parça daha kopucaktı. Taki bu parçalar bittiğinde bende hayattan kopucaktım. Ondan tek istediğim beni anlamasıydı. Bende güzel bir hayat yaşamadım. Şansız küçük bir öksüzdüm. Claire'ın güzel yüzüne kilitlendim ve onun ağzından çıkacak kelimeleri duymak için can atıyordum.


Not: William Claire'a deli gibi aşık <3
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Ptsi Ağus. 24, 2009 12:34 am

"…. Senden güvenmeni bekliyorum Claire. Artık hiçbir anımı zamana bırakamam. Bunca kötü anım her şeyi zamana bırakmam yüzünden oldu. Senide zamana bırakamam. Senide benden koparırsa..."

Claire bakışlarını yere devirdi usulca. Duydukları sadece kafasını karıştırıyordu. Güvenmek mi? Aydınlığı seçmek istemek mi? Hayır… Anlayamıyordu genç cadı. Oliver’ ın sözleri ve sonra bu olanlar… Yaşadıklarının üstüne sadece hüsran mı olacaktı bu aşk yoksa? Korkusu gözlerinden okunuyordu şimdi. Sevgisini bastırmaya çalışıyor ama ne hisleri nede nefreti dinmek bilmiyordu. Kararsızlık tüm ruhunu esir alırken uzun süre sessizliğini korudu. Hızlanan yağmur tüm vücudunu ıslatırken, gözleri dolmaya başlamıştı bile. Ne yapacaktı şimdi? Annesinin yaptığını yapıp, sevdiği adamın peşinden mi gidecekti? Yoksa kalbini gerisinde bırakıp, yarım yamalak kalıp kaçacak mıydı en güzel masalından? Şimdi ne olacaktı? Usulca kaldırdı kafasını. Yakışıklı büyücüye ifadesiz bakışlarını dikip, fısıldayarak konuşmaya başladı. “ William ben… Bilmiyorum. Sanırım gitsem daha iyi olacak. Şey ben- hoşça kal. “ Hızla döndü arkasını. Ama daha bir iki adım attığı gibi olduğu yerde kaldı. Ne yani?Öylece gidecek miydi? Gidebilecek miydi? Ardında bıraktığı adama yaklaştı ve tutkuyla öptü. Soğuk havaya aldırmadan saatlerce durabilecekken neden filizlenmişti ki bu korku? Dudaklarını güçlükle geri çekip fısıldadı ağlamaklı bir sesle. “ Seni seviyorum William. Ama olmaz. Buna kimse izin vermez. Bende veremem. “ Dedi ve sımsıkı sarıldı bu defa. Zorlukla çekti bedenini ve koşarak uzaklaşmaya başladı genç cadı. Rüzgara karışan gözyaşlarını umursamadan, kalbine yapışan acıyı görmezden gelerek…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
William James Dvorska
SYB Profesörü-Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 442
Yaş : 24
Savaş Tarafın : karanlık o.O
Rp Partneri : Evelyn Is My Baby
En Belirgin Özellik : Sinsiyim ben sinsiyim
Asa : yirmi beş cm. Sarmaşık Kötülük
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 05/07/08

Galleon
Galleon: 360
Patronus: Yılan

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Ptsi Ağus. 24, 2009 1:54 pm

Bu olay Williamı derinden etkilemişti. Artık hiçbirşey hissetmiyordu. Artık rahat değildi. Ona gitme bile diyememişti. Kısık sesle, mırıldanarak " Gitme-gitme-gitme beni bırakma. Seni seviyorum gitme. " dedi bu mırıldanışı kendi bile tam duyamamıştı. Yeniden içine nefret ve öfke dolmuştu. İçindeki heyecan aşk öfke ve nefretle yer değiştirmişti. Artık rahat değildi. Peki geri gelicekmiydi ; ne olursa olsun ona deli gibi aşıktı William. Damarlarından akan kanlar sanki akmıyordu. Kalbine bir ağrı saplandı. Yakışıklı büyücü bir eliyle kalbini tutuyordu ; bu acıya dayanmak için dişlerini sıkıca sıkıyordu. Herşey dönmeye başlamıştı. Giderek ortam geriliyordu. İlk gördüğü banka yavaşça yürümeye başladı. Bayılmamak için kendini zor tutuyordu. Tüm gücüyle gayratiyle ilerlemeye devam etti ve sonunda o beklediği banka oturdu. Kalbindeki ağrı geçmemişti. Beyni sulanmış gibiydi. Gözleri tam görmüyordu. Vücudu gittikçe sıcaklaşıyordu. Şaçlarından dökülen terler gözlerinden akan göz yaşlarıyla birleşiyordu. Bu olay yakışıklı büyücüyü çok etkilemişti. Gözlerini gittikçe kısıyordu ve " Gitme Claire lütfen gitme lütfen beni bırakma. " dedim ama çoktan gitmişti bile; hiçkimse yoktu. Herzaman ki gibi hiçkimsem yoktu. Sadece ruhum ve ben vardım ama onuda şuan kaybediyordum. Herşeyim elimden yavaşça gidiyordu. Gözlerim tamamen kapandı. Artık yaşadığımı bile hissetmiyordum. Yakışıklı büyücü yavaşça zorlukla oturduğu banktan düştü. Kalbim acı içinde kıvrılıyordu. Vücut sıcaklığım ölümcül bir hal almıştı. Yakışıklı büyücü gittikçe aklını yitiriyordu. " Gitme " deyip duruyordu sadece. Vücut kasları çalışmıyordu ve son kez " Gitme..." dedi ve derin bir uykuya daldı. Acilen herhangi bir hastaneye götürülmesi gerekiyordu. Kendi kendine küçüklük anılarını hatırlayıp ben zayıf değilim diyordu. Şuan zayıf olsada. Damarlarına sanki zehir akıyormuş gibi vücudu tamamen morarmıştı. Acilen bir yardım istiyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Valeria Dora Whisper

avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 270
Yaş : 26
Savaş Tarafın : New World Order
Rp Partneri : ~Wentworth Lincoln Miller~
En Belirgin Özellik : soğukkanlı
Asa : 22 cm dikenli defne ve anka teleği esnemez
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 11/08/09

Galleon
Galleon: 460
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Ptsi Ağus. 24, 2009 9:34 pm

Yağmur yağıyordu ve bu benim en sevdiğim hava şartıydı. Toprak kokusunu duymak ve doğal yapının korunduğu bir yer olan Street Parkı seyretmek için oraya gidiyordum. Herkes yağmurdan kaçarcasına hızla sağa sola koşuşturuyor, yağmura şemsiye tutup, temasını engelliyordu. Bense tam aksine incecik montuma sarınmış, salına salına yürüyor, yağmurun tüm bedenime işlemesine izin veriyordum. Keyfim oldukça yerindeydi. Sıcak bunaltıcı ve nemli havalardan nefret ediyordum ve bu hava bana ilaç gibi geliyordu. İngiltere'yi bu yüzden çok seviyordum. Normal insanların arasında dolaşmak, onlardan biri gibi davranmak, soğuk havasını içime çekmek bana mutluluk veriyordu.
Street Park'ın girişine geldiğimde o gün için görmeyi en son istediğim kişiyi gördüm. Claire kendinden oldukça büyük, erkek montu olduğu her halinden belli olan bir montla parktan çıkıyordu. Ama bu gördüğüm ikinci ilginç detaydı. Bundan daha önemli olan ise; Claire'ın ağlamasıydı. Savunmasız ve hırslarından uzak görünüyordu. Bu bana küçük bir şok geçirtti. Claire'ı asla böyle insani duyguları yaşarken görmemiştim. Onda görebildiğim tek şey, öfke ve nefretti o ana kadar. Uzaklaşmasına engel olmak için "Claire!" diye bağırdım. Bana baktı. onunda beni ilk kez bu halde gördüğüne emindim. Yağmurun altında sırılsıklamdım ve nasıl göründüğümü bile bilmiyordum. Hızla yanına doğru gittim. Clairela konuşmaktan nefret etsemde bu sefer durumun her zamankinden farklı olduğunu bilerek konuşmaya başladım. "N'oldu Claire? Bir sorun mu var?" İnsancıl bir cevap alacağımdan damla kadar umudum yoktu. Ama yinede sesimin şefkatli çıkmasına özen gösterdim.

O parkta Claire her kimle karşılaştıysa onun canını fena yakmıştı. Her ne kadar Claire'a onunla bir daha konuşmak istemediğimi ve ondan nefret ettiğimi belirtsemde anaç duygularım beni ele geçirmişti. Claire'ın canını her kim yaktıysa bende onun canını yakmak istiyordum. Claire'ın üstündeki mont bana bazı ipuçları verse de buna inanmak istemiyordum.


En son Valeria Dora Whisper tarafından Salı Ağus. 25, 2009 1:13 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Claire Trisha Whisper
Ölü
avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 814
Savaş Tarafın : darkSide..!
Rp Partneri : Neitham James Dawson ^^
En Belirgin Özellik : öfke
Asa : 'karanLığın nefesi'
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 25/07/09

Galleon
Galleon: 510
Patronus: 'yarasa'

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Ptsi Ağus. 24, 2009 10:40 pm

Git gide hızlanan yağmur tüm bedenini sırılsıklam yapmıştı. Titreyen ellerini kontrol edemiyor ve koşa koşa geri dönmek istiyordu. Şimdiden özlemek mi? Ne kadar saçmaydı kalbinin haykırdıkları! İmkansızdı her şey. Kimse kabullenmeyecekti. Daha fazla alışmadan kaçmalıydı şimdi… Kalbini arkasında bırakıp gitmeliydi. Ne kadar yarım, ne kadar eksik kalacaktı artık! Ama neyi değiştirirdi ki tüm bunlar? Çaresizce ilerlemeyi sürdürdü. “ Claire! “ Genç cadı seslenenin William olduğunu düşündü ve hemen sesin kaynağını aradı. Biliyordu,o değildi bu sesin sahibi. Ama inanmak istediğine inanıp, hayal kırıklığına uğramayı seçmişti. Duraksadı ve yanına gelen Dora’ ya baktı halsizce. "N'oldu Claire? Bir sorun mu var?" Claire acısını gizlemek istemiyordu. Ve suçlayabileceği biri, şuanda ona meraklı gözlerle bakıyordu. Gözlerinden akan yaşları sildi ve bitkin sesini yükselterek bağırdı. “ Ne var Dora? İstediğinizi aldınız! Vazgeçtim! Şimdi mutlu olman gerekirken, çaresizliğimi mi izlemek istedin biraz da? Rahat bırakın beni artık! “ dedi ve cevap beklemeden uzaklaştı oradan. Tüm vücudunu esir alan acıya artık tahammül edemiyordu Çaresizdi ve yapabileceği hiçbir şey yoktu. Biran sendeleyince yere düşen monta takıldı bakışları. Hızla yere eğilip aldı Willliam' dan kalan son şeyi ve sarsılarak ağlamaya başladı. Ne büyük bir hataydı sevdiği adamdan, korkuları için vazgeçmek! Ama şimdi ne dönebiliyordu geri… Ne de unutup yürüyebiliyordu yarına… Ne gidebilmişti genç cadı, nede kalabilmişti öylece… Monta sıkıca sarılıp hıçkırıklarında boğuluyordu sadece. Elinden gelen bundan fazlası değildi ki! Geri vermeli miydi şimdi tek elinde kalanı? Geri dönmeye gücü yetecek miydi peki? Genç cadı usulca kalktı ayağa. Tek yapmak istediği şey buradan olabildiğince uzaklaşmaktı. Adımlarını sıklaştırdı ve hızla ilerlemeye başladı. Nereye gittiğini yada ne yapacağını bilmeden… Tüm ruhuyla sevdiği adamı gerisinde bırakarak usulca karıştı caddenin karanlığına…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Valeria Dora Whisper

avatar

RPG Puanı :
90 / 10090 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 270
Yaş : 26
Savaş Tarafın : New World Order
Rp Partneri : ~Wentworth Lincoln Miller~
En Belirgin Özellik : soğukkanlı
Asa : 22 cm dikenli defne ve anka teleği esnemez
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 11/08/09

Galleon
Galleon: 460
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kaderin Oyunu...   Ptsi Ağus. 24, 2009 10:54 pm

“ Ne var Dora? İstediğinizi aldınız! Vazgeçtim! Şimdi mutlu olman gerekirken, çaresizliğimi mi izlemek istedin biraz da? Rahat bırakın beni artık! “

İşte tam beklediğim bir cevabı anında almıştım. Bunu bana normal bir zamanda söyleseydi ona "canın cehenneme!" diyebilirdim. Ama ağlaması adeta beni dehşete düşürmüştü ve o bunu saklamıyordu da. Bu beni korkutmuştu. Cevabından inanmayı reddettiğim gerçek ortaya çıkmıştı. Tek bir sözcük döküldü dudaklarımdan. Yavaş ve fısıltı şeklinde... "William"
Claire'ın peşinden gitmek yerine tam tersi yola Street Parka hışımla daldım. Claire ne olursa olsun zaten yardımımı kabul etmeyecekti. Bu yüzden bende Williamla konuşmayı seçmiştim. Gözlerim hiddetle parkı tararken, yerde yatan bir adam gözüme ilişti. İnsanlık için koşarak yanına gitmeye başladım. Yüzünü görebilecek kadar yaklaştığımda duraksadım. Yerde yatan William'dı. Tamamen çelişkiye düşmüştüm. Onu öylece bırakıp Claire'ın yanına mı dönmeliydim? Yoksa acınası halde duran bu insana yardım mı etmeliydim? İkinci alternatif yerine çok daha acımasız bir şık vardı kafamda ta ki onu bu halde görünceye kadar.
Vicdanımın sesini dinlemeye koyuldum. Herşeyden önce o bir insandı ve ona yardım etmeliydim. Birkaç adım daha yaklaştım. Yere çömeldim. Saçlarımdan yüzüne damlayan sular bile gözlerini açmaya yetmemişti. Bilincinin açık olduğundan emin değildim. Kolunu omzuma atıp onu yerden kaldırdım ve en yakın muggle hastanesine gitmek için Street Parktan ayrıldım .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Kaderin Oyunu...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Yerleşim Ülkeleri :: İngiltere :: Street Park-
Buraya geçin: