Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kabusun Gizemi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Kabusun Gizemi   C.tesi Ağus. 22, 2009 4:42 pm

Kişiler: Rolande Addié,Sébastien C. Whisper

Zaman: Gece 03:23 civarı
Kurgu: Rolande'in uyurken kabus görmesi ve Sébastiern'in yaşadığına inanarak yasak ormana gitmesi. Orada hiçbeklemediği sürprizle karşılaşması.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kabusun Gizemi   C.tesi Ağus. 22, 2009 4:44 pm

Hayır, dur… Ah “ Diye mırıldanarak uykusunda gördüğü kabusla boğuşuyordu genç cadı. Alnından boşalırcasına terle akıyor, bedenini zor sığdırdığı küçük yatağında dönüp duruyordu. Gördüğü kabusta yasak ormanda tek başına yürüyordu. Sanki Sébastien oradaydı ve genç cadı onu almaya gidiyordu. Garip sesler, karanlık… Hepsi ordaydı. Yerde sürünen Sébastien’i almaya çalışıyor ama bir türlü uzanamıyordu… Sonunda nefes nefese kalarak gözlerini açmıştı. Baş ucundaki lambayı açarak saçlarını geriye doğru attı ve yutkunup, kendini sakinleştirmeye çalıştı. Bu bir kabustu sadece. Gerçek olması imkansızdı. Sébastien yaşıyor olamazdı. Yine de o içinde beliren küçücük umuda yenilip yataktan kalktı ve pijamasının üzerine sadece mantosunu geçirerek pencereden baktı. Gözlerini yasak ormana odaklamıştı. Herhalde oralarda bir yerdeydi… “ Tanrım ben ne saçmalıyorum. “ diye mırıldandı sonradan kendi kendine. Tam mantosunu çıkarıp yatağına geri yatacaktı ki, denemekten fayda olmaz felsefesine kapılıp ortak salona indi. Salon gece olduğu için oldukça karanlıktı. Kimsecikler yoktu. Rolande çaktırmadan sessiz adımlar ile dışarıya çıktı. Koridorların eski duvarlarına sürtünerek sessizce ilerlemeye devam etti. Kısa zamanda Hogwarts’ın gizemli duvarlarından çıkıp bahçede koşmaya başladı. Hızla koşarak yasak ormana daldı… Yasak ormanın bu boğucu ortamına girer girmez, içinde beliren nedeni belirsiz karanlık duyguya engel olamamıştı. Eliyle kalbini tuttu ve zorla nefes almaya çalıştı. Tıpkı kabusunda gördüğü gibi garip uğultular duyuluyor, karanlığın ortasına yayılan sis önünü görmesine engel oluyordu. Dondurucu biçimde soğuk olan hava genç cadının burnunun kızarmasına sebep olmuştu. Tir, tir titreyerek ürkek adımlar ile ilerliyor bir yandan da her yana bakmaya çalışıyordu. O buralarda bir yerde olmalıydı. İçinden Sébastien diye haykırmak gelse de yapamıyordu, biri tarafından duyulabilirdi ve bu onun için hiç iyi olmazdı. Tek çaresi sessizce dolanıp onu bulmaktı. Belki de boş bir umut içinde sürüklenip ilerliyordu bu yolda. Nede olsa lanet bir kabustu sadece. Ürkek bakışlarını ilerlediği yolsa gezdiriyor bir yandan da sessizce, “ Sébastien… “ diye fısıldıyordu. Yürümeye devam ederken ileriki çalılıklardan bir ses duydu. Hemen ilk gördüğü ağacın arkasına yaslandı, ve bedenini o yaşlı ağaçla tamamen birleştirdi. Korkmuştu, yakalanmaktan… Nede olsa burası artık güvenli değildi. Lord’un orman sınırlarında dolaşmadığına nasıl emin olabilirdi ki? Sonunda çalılıklardan çıkan gölgenin kaybolmasın üzerine derin bir nefes alıp rahatladı ve alnını elinin tersiyle sildi. Tekrardan ürkek adımlarla yürümeye başlamıştı. Dolunay tam anlamıyla gökyüzüne yerleşmişken, birkaç metre uzaktan gelen ses onu irkiltmişti. “ Kim var orada? “ diye bağırdı. Ve hızla sesin geldiği yere doğru koşmaya başladı. Oydu… Onu görür görmez gözlerinde beliren ışık hemen canlanmıştı. Kollarını onun boynunun altına koyarak başından hafifçe destekledi ve kendine doğru çekti. “ Yüce Merlin yaşıyorsun… Ben sen öldün zannetmiştim. “ dedi ağlamaya başlayarak. Onu böyle yara içinde görünce kendini tutamamıştı. Ayrıca üç gündür onun öldüğünü kendine inandırmak için çabalarken, birdenbire karşısında görmek pek iyi gelmemişti. Oldukça şaşkındı. İlk yaptığı şey onun boynuna doğru eğilip kokusunu içine çekmek olmuştu. “ Bunu özlemişim. “ dedi onun kulağına fısıldayarak. Onu baştan aşağı süzdüğünde, bayağı bir kirlendiğini fark etti. “ Aman Tanrım sen üç gündür ne yapıyorsun? Hemen hastane kanadına gidip bir tedavi olman gerek. “ dedi ona annesiymiş gibi davranarak.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sébastien C. Whisper
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
80 / 10080 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 1058
Yaş : 26
Savaş Tarafın : Chiarore Sua Guardia
Rp Partneri : Rolande this is my angel ....! This is not lie this is really
En Belirgin Özellik : Kıskanç
Asa : Ateşin Soğukluğu
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 23/07/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kabusun Gizemi   Paz Ağus. 23, 2009 12:20 am

‘’ Kahretsin ‘’ sesim çok boğuk çıkmıştı tam üç gündür yürüyordum ve başladığım yerdeydim etrafıma bakındım artık o ürkütücü baykuş sesleri bana hiçte korkutucu gelmemeye başlamıştı sanki korkularımla yüzleşiyor gibiydim küçüklük anımı hatırladım yine böyle bir ormanın içinde kaybolmuştum ve karanlık sanki beni yutacakmış gibi gelmişti o zamandan beridir karanlıktan ve yağmurdan hoşlanmıyordum şimdi ise bunlardan çok bir şey yoktu etrafımda yorgunluk vücudumu sararken ona daha fazla dayanamayıp yere çöktüm her tarafım ağrıyordu sessizce gökyüzüne bakıp buradan nasıl çıkarım diye düşünmeye başlamıştım etraf çok gürültülüydü vampirleri görmüştüm ama kokumu hissetmeyecek kadar onlara yaklaşmamayı başarmıştım yağmur sularını içip hayatta kalmayı becermiştim açlık hissetmiyordum ama zayıfladığım çok belirgindi etrafıma baktım bir çıtırdı duymuştum birileri buraya doğru geliyordu asa tutan elimi havaya kaldırıp o yöne doğru yürümeye başladım : “ Kim var orada? “ bir ses benim olduğum yere doğru bağırmıştı sesin sahibi yabancı değildi bu Rolande idi .Ona seslenemeden bana doğru gelip sarıldı : “ Yüce Merlin yaşıyorsun… Ben sen öldün zannetmiştim. “ deyip ağlamaya başlamıştı ona baktım hala ağlamasına dayanamıyordum içim burkulmuştu birden boynuma doğru uzanmıştı onun vampir olabileceğini bir anlıkta olsa düşündüm sonra bu saçma fikri kafamdan atıp ona özlemle baktım sonra : “ Aman Tanrım sen üç gündür ne yapıyorsun? Hemen hastane kanadına gidip bir tedavi olman gerek. “ ona büyük bir gülümsemeyle bakıp : ‘’ Tıpkı annem gibisin Rolande benim bir şeyim yok sadece kayboldum ve yolumu bulamadım geldiğin yönü biliyorsun değil mi?? ‘’ başını hafifçe sallamıştı elimi beline sarıp yavaşça yürümeye başladık ormandaki gürültülerden ürkmüş olacak ki her birkaç adımda arkasına bakıyordu ona bakıp : ‘’ Şitt sakin ol korkmana gerek yok ben yanındayım ‘’ dedim ve onu yanağından öptüm ve her adımdaki vücudumu saran acıyı unutup yürümeye devam ettim : ‘’ Sen beni nasıl buldun bu saat de ne işin var burada? ‘’ ona hesap sorar gibi bakmıştım kendime lanet okuyup yürümeme devam ettim .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kabusun Gizemi   Paz Ağus. 23, 2009 11:50 am

Bir anda her şey ne kadar değişmişti. Kaç gündür ağlayan yüzü şimdi gülüyor, artık etrafa negatif duygu saçmak yerine pozitif düşüncelerini saçıyordu. Sébastien’i nasıl bulduğunu bile bilmiyordu aslında. Sadece saçma bir rüyanın etkisine kapılıp, buralara gelmişti. Acaba buda o kitabın gizemi olabilir miydi? Son günlerde zaten o gizemli kitap tümüyle genç cadıyı ele geçirdiği için; belki de biraz olsun gerçekleri ona göstermek istemişti. “ Ben aslında nasıl geldiğimi bile bilmiyorum, ve sanırım yolu bile unuttum. Sadece bir rüya gördüm ve hiç düşünmeden geldim. “ Diyerek yüzünde muzip bir gülümseme belirtti. Belki bir –rüya- çok saçma gelebilirdi; ama bu rüya onun belki de Sébastien’in hayatını kurtarmıştı. Şimdi nasıl döneceklerdi onu bile bilmiyordu. Belki de o her şeyi muhteşem bilen kitap yine zihnine girip ona dönüş yolunu anlatırdı? Karanlık ormanda yavaş adımlarla yürümeye devam ederken düşündüğü tek şey, gizemli sırlardı. Daha ne kadar devam edecekti bu bilmece böyle? Garip seslerle yükselen uğultulara aldırmadan yürürken bir yanda da konu açmaya çalıştı. “ Biliyor musun? Balo gecesi dört öğrenci kaçırılmış. Bunlardan ikisi bulunamamış fakat; ikisi kurtulmuş. Bunlardan biri de Hilary yani benim çok yakın arkadaşım… “ Dedi düşünceli bir ifade ile. Hilary’i neden kaçırdıklarına anlam yüklemeye çalışıyordu. Kitap yüzünden mi? Hayır bu çok saçmaydı çünkü; bu kitabın sırrından Hilary ve Rolande dışında kimsenin haberi yoktu. Her ne kadar Sébastien’e bile açıklamak istese yapamamıştı. “ En garibi de kaçırılanların hepsinin Gryffindor olması. “ Dedi tekrardan söze atlayarak. Belki de bakanlığı ayaklandıran en önemli etkendi bu. Tüm öğrenciler Gryfffindor binasındandı. Neden acaba? Karanlığın Hogwarts’a sızdığı daha ne kadar kesin anlaşılabilirdi ki bundan başka? Karanlık resmen kendi kendini kör kuyuya atmıştı. Ama onların ne yapıp edip bu çıkmazdan da kurtulacağından emindi. Nede olsa planları çok sinsi işliyorlardı. O gece tek onu merakta bırakan şey Sophia’ın baloya gelmemesiydi. Bir an aklından –Sophia- geçse de böyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşünüp, hemen aklından bu düşünceyi savdı. Konuyu yumuşatmak istercesine, “ Neyse ki bakanlık harekete geçti. “ Dedi iç çekerek. O sırada çoktan Hogwarts sınırlarına girmişlerdi bile.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sébastien C. Whisper
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
80 / 10080 / 100

Erkek
Mesaj Sayısı : 1058
Yaş : 26
Savaş Tarafın : Chiarore Sua Guardia
Rp Partneri : Rolande this is my angel ....! This is not lie this is really
En Belirgin Özellik : Kıskanç
Asa : Ateşin Soğukluğu
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 23/07/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Kabusun Gizemi   Paz Ağus. 23, 2009 2:24 pm

. “ Ben aslında nasıl geldiğimi bile bilmiyorum, ve sanırım yolu bile unuttum. Sadece bir rüya gördüm ve hiç düşünmeden geldim. “ bunu duyduğumda içimi kötümser bir düşünce sardı eğer yolu bilmiyorsa nasıl gidecektik ama bıyık altından güldüm eğer Rolande’m yanımdaysa onunla 1 hafta kaybolabilirdik bu arada bu kız benim hayatımı kurtarmıştı çok utanç verici bir şeydi hemen bu düşünceleri aklımdan atıp bütün dikkatimi ona verdim : . “ Biliyor musun? Balo gecesi dört öğrenci kaçırılmış. Bunlardan ikisi bulunamamış fakat; ikisi kurtulmuş. Bunlardan biri de Hilary yani benim çok yakın arkadaşım… “ ortalık yeniden karışmıştı demek ki ben yokken 4 öğrenci kaçırılmış ve hala bulunmamıştı. . “ En garibi de kaçırılanların hepsinin Gryffindor olması. “ demişti kuşkulu bir sesle artık hogwarts güvenli bir yer olmaktan çıkmış gibiydi kim bilir kaçırılan öğrencilerin anne ve babaları ne hissetmişti yavaşça ormanda yürüyorduk artık korkularımı aşmış gibiydim içimde sürekli deav eden bir huzur vardı : , “ Neyse ki bakanlık harekete geçti. “ dedi bende bu olayları önemsemedim hiçbiri umrumda değildi her adım atışımdaki vücudumu saran acı beni ayakta tutmaya yetiyordu sonunda Hogwarts’ın o görkemli sületi gözüktü içimi bir heyecan dalgası kaplamıştı sonunda yuvama ulaşmıştım sessiz bir şekilde Hogwarts ‘ı içine doğru yürüyorduk : ‘’ Sanırım burayı ve seni çok özlemişim ‘’ dedim sessizce kulağına .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kabusun Gizemi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kabusun Gizemi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Role Play Game Dışı :: Site Arşivi :: RPG Arşivi-
Buraya geçin: