Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu

Hogwarts RPG
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Çözülmemiş Sırlar -2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ella Hilary Bagterlayer
Gryffindor Sınıf Başkanı&4. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
66 / 10066 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 516
Yaş : 21
Savaş Tarafın : Tarafsız
Rp Partneri : ~~ Edwyn Jeremy Marseille ~~ * I love him *
En Belirgin Özellik : Yüzündeki gülümseme
Asa : Asma ağacı , ejderha kalbinin en güçlü duyguları
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 02/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 8:33 am

Hill,kütüphaneden hızlı hızlı çıkmış,öyle ki önde giden Rolande'yi bile geçmişti. İçinde sanki birileri onu yakalayacakmış gibi bir his vardı. İlk önce biraz dinlenmek,daha iyi soluklanmak,kafasını dağıtmak için Büyük Salon'a gitmişti. Bir yere oturduktan sonra kitap okumaya başlamıştı. Daha doğrusu sıkıntıdan ceplerini karıştırmaya başlamış,sonrada cebe sığacak küçüklükte bir kitap bulmuştu. Okusa bile tam okumamış,okumuş gibi yapıp bir yandan kütüphaneyi düşünmüştü. Böyle büyük bir maceraya atılmak,bu gizli kitabı sadece iki genç cadının bulması Hill'in göğsünün kabarmasına sebep olsada,hayreti ve korkusu daha ağır basıyordu. Yasak Orman'a gitmek bugüne kadar aklında bile geçmemişti. Ayrıca adı üstünde;Yasak Orman'dı orası ve öğrencilerin girmesi yasaktı! Fakat kitap başka çareleri olmadığını söylemişti. Kitaptada böyle yazmıştı. Fakat kızlar olumsuz yönde şeyler düşününcede,kitap iki genç cadının aklını okurmuşçasına gür ve sinirli bir sesle bağırmıştı. Üstelik bu sesin kitaptan yada başka bir canlıdan çıktığıda belli değildi. Bu sesi sadece ikisi duymuştu,Hill ve Rolande.. O sırada Hill dilinin kurudğunu farketti ve yavaşça yutkundu,öksürdü ve bir meyve kokteyli aldı. Çok sevdiği meyve kokteyli herşeyi unutmasını sağlardı. İçi rahatlardı fakat şimdi böyle değildi. Aklı halâ kütüphanede yaşadıklarındaydı. Aslında bu kadar abartılacak olaylar değildi yaşayacakları belkide ama Hill gerçekten kendini tutamayarak sebepsiz bir şekilde büyük bir hayrete düşmüştü. Meyve kokteyli yarım kalmış bir şekilde Sınıf Başkanları Banyosu'na doğru yürümeye başladı. Hafif rüzgarda açık saçları önüne gelip onu rahatsız etsede umrunda değildi. Bu maceranın bir an önce başlamasını istiyordu. Ne yapılacaksa yapılsın bir an önce.

Sınıf Başkanları Banysou'na geldiğinde Rolande'nin onu beklediğini gördü.Rolande yine parmaklarıyla oynuyor,düşünüyordu. '' Galiba beni bekliyor. '' diye düşündü Hill ve Rolande'ye ciddi bir tavırla bakarak '' Rolande,dalmışsın. '' dedi ve tatlı tatlı güldü Rolande'ye. Belki Rolande'yi korkutmuş olabilirdi bu düşüncelerle boğuşurken,yada dalarken.. O yüzden Rolande'ye gülümsemek istemişti.Rolande'ye Hill'e bakıyordu fakat hala cvap vermiyordu.Hill ise hala beklemekteydi.Şu an Roll gibi bir şey düşünecek durumda değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 2:32 pm

Adımlarını yatakhaneye yönlendirdikten sonra ilk yapacağı iş olan üstünü değiştirip ılık bir duş almak olmuştu. Ilık suyun çıplak bedeninde dolaşmasıyla, tüm hücrelerinin canlandığını hisseden genç cadı durumdan oldukça hoşnut görünüyordu. Saç diplerine hafifçe masaj yaparak kendini rahatlatmaya çalışıyor, içerideki buharlı ortama ayak uydurmaya çalışıyordu. Tam anlamıyla rahatlayana kadar duş faslını sürdürdükten sonra beyaz havlusuna sarılarak kendi bölümüne gitti. Rahat bir şeyler giyinmek için altına siyah eşofman altını geçirerek üstüne de beyaz gömleğini giydi. Bunların her zaman kendini sportif gösterdiğini düşünen genç cadı, açık kumral saçlarını her zaman ki gibi salık bırakmıştı. Duş faslından saçında kalan taze çiçek kokusu adeta içini ferahlatıyordu. Açık pencereden içeriye dolan temiz havayı ciğerlerine dolduruyor, derin bir nefes alarak kendini rahatlatıyordu. Tüm hazırlıklarını bitirdikten sonra tam odadan çıkacakken son anda; köpeği Trudchen’in ona masum bakışlarını fark ederek geri döndü. Ona doğru eğilip yumuşak elleriyle yavaşça köpeğin başını okşayarak, “ Benim tatlı Trudchen’im nasılsın bakalım? Az kalsın sana mamanı vermeyi unutuyordum. “ diyerek gülümsedi ve onu hiç tiksinmeden öptü. Ayağa kalktıktan sonra köpeğinin; pembe mama kabına her zamanki mamasından koyarak ona doğru uzattı. Kar beyazı köpeğini bir süre mamasını yerken izledikten sonra istemsiz bir şekilde oradan ayrıldı. Narin ayaklarıyla adeta bir kuğu gibi süzülerek merdivenlerden indikten sonra başını öne eğerek koridorlara geçiş yaptı. Arada bir göz ucuyla yanından geçen kişilere bakıyor; o kişiler acaba kendisinden şüpheleniyor mu diyerekten düşünüyordu. Adımlarını gittikçe sıklaştırarak koridorun soğuk havasına aldırmadan ilerlemeye devam etti.

Yedinci kattan, hareket eden büyülü merdivenler yardımıyla beşinci kata geçiş yaparak ; sınıf başkanları banyosunun bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladı. Oldukça sessiz adımlarla ilerlemeye devam ederken; o sırada kimselerin geçmediği o karanlık bölgeden sesler duyduğuna yemin edebilirdi. Hemen gözünde dünkü macerası canlansa da kafasından çıkardı bu olayı. Bir daha o günü hatırlamak istemiyordu . Her ne kadar istemese de adımlarını o karanlık gölgeye doğru çevirerek yavaşça ilerledi. Sessiz adımlarına dikkat ederken başını yavaşça eğdi ve oraya pür dikkat baktı. Bakar bakmaz hemen kafasını kaldıran genç cadı sadece kendisinin duyabileceği bir ses tonuyla mırıldandı. “ Aman tanrım iğrenç. “ Gördüğü manzara gerçektende iğrençti. İki üst sınıf öğrenci öpüşüyordu. Dudaklarının çıkarttığı şapırdatma sesleri genç cadının midesini kaldırmaya yetmişti. Hemen oradan hızla uzaklaşarak sınıf başkanları banyosuna girdi. İçeri girer girmez ilk işi etrafı kolaçan etmek olmuştu. Neyse ki bomboştu. Sanki her şey önceden planlanmış gibiydi. İçinden ‘ Ne garip, burası genelde kaçamak dedikodular yapmak için en uygun yerdir ve dolu olurdu. ‘ diye geçirerek garipsemiş bir surat ifadesine büründü. O sırada içeri giren arkadaşı Hilary’e dalgın bir şekilde bakarak kendisinin de ona * dalgın * sözcüğünü söylemesiyle birlikte toparlandı. Rolande kıza bir süre cevap vermende öylece sustu. Hala olanları düşünüyordu. Bir kitap mıydı bütün bunları organize eden? Yoksa başkası mı? Neden Hilary ve Rolande seçilmişti? Daha doğrusu niye bütün belalar onları bulmak zorundaydı. Rolande neden diğer cadılar gibi sakin ve huzurlu bir hayat geçiremiyordu şu Hogwarts da? Kafasında sırayla dolaşan bu soruları düşünürken daldığını fark eden genç cadı arkadaşının ona dik dik bakmasıyla birlikte cevap verdi. “ Hoş geldin, bende seni bekliyordum. Ne garip değil mi? Burası genellikle pek boş olmazdı. Sanki her şey bizim için önceden ayırtılmış gibi… “ diyerek kahverengi gözlerini banyoda gezindirmeye başladı. Dalgın ifadesini ise hala korumaktaydı.

_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 


En son Rolande Addié tarafından Cuma Ağus. 07, 2009 3:24 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ella Hilary Bagterlayer
Gryffindor Sınıf Başkanı&4. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
66 / 10066 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 516
Yaş : 21
Savaş Tarafın : Tarafsız
Rp Partneri : ~~ Edwyn Jeremy Marseille ~~ * I love him *
En Belirgin Özellik : Yüzündeki gülümseme
Asa : Asma ağacı , ejderha kalbinin en güçlü duyguları
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 02/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 3:10 pm

Bir süre daha Rolande'yi bekledikten sonra farkında olmadan Rolande'ye dik dik baklamaya başlamıştı. O sırada Rolande'nin sesini duydu. '' Hoş geldin, bende seni bekliyordum. Ne garip değil mi? Burası genellikle pek boş olmazdı. Sanki her şey bizim için önceden ayırtılmış gibi…Hill ilk önce Rolande'ye bakarak gülümsedi ve ''Umarım fazla bekletmemişimdir. '' dedi. Cevabını beklerke bir yandanda düşünüyordu. Gerçekten sanki burası iki genç cadı için yaratılmıştı. Sınıf Başkanları Banyosu'nun önünden geçerken her taraftan ayrı bir ses çıkardı. Zaten bazı sınıf başkanı arkadaşlarındanda biliyordu burasının nasıl dolu olduğunu. Peki şimdi niye böyleydi? Bir an daha düşündü Hill. Gerçektende herşey iki genç cadı için özel olarak mı ayarlanmıştı? Bu durumda en mantıklı şey böyle olurdu zaten. Bir kitap onlarla konuşmuşsa,iki genç cadı kimden belli olmayan bir ses duymuşsa bir banyoda onlar için özel olarak ayarlanmış olabilirdi. Son günlerde yaşadıklarını aklından çıkaramıyordu Hill. Hogwarts'a gelmeden öncede böyle maceralara burnunu sokmuş,birbirinden ilginç şeyler yaşamıştı fakat bu kadar gizemli bir şey görmemişti Hill hayatında. Onun hayatı normal cadılar,muggleler gibi olmamıştı hiç bir zaman. Mutlaka canı sıkılmaz,burnunu sokacak bir macera bulurdu o. Bu huyu bazen hoşuna giderdi,kendisinin gerçekten özel biri olmasını sağlardı ama bazen de.. Olumsuz yönde şeyler işte. Son günlerde yaşadıkları olaylardan biraz olsun kurtulmak için Hilll rahatlaması için her şeyi yapmıştı fakat nâfile.. Acaba Rolande'de kafasına bu kadar takmış mıdır bu olayı diye sormadanda alamıyordu kendini. Ama şimdi soracak bir durum değildi. Hem Hill ne olursa olsun fazla düşünmezdi ama ne olmuştu birden böyle? Sonra Hill'in yüzünde doğal olarak bir gülümseme belirdi. Arkadaşı Ashley çok korkak bir kızdı ve şu an Hill'in yaşadıklarını Ashley yaşasaydı herhalde korkudan ölürdü diye düşünüyordu Hill. Ama zaten Ashley sıradan bir kızdı. Hogwarts'a gidecek kâbiliyet yoktu. Hogwarts'dan bahsedince kulakları ağzına dek varan aptal bir kızdı yada o.. Ama hayır,aptal değildi. Ne olursa olsun Hill onun şeker bir kız olduğunu düşünürdü. Ailesi sıradan bir muggle ailesi olduğu için babası Ashley ile görüşmesine izin vermezdi Hill'in ama Hill asla babasını dinlemezdi. Aslında Hogwarts'a geldiğinden beri tüm arkadaşlarını unutmuştu Hill. Burada,Hogwarts'da daha iyi ve daha zeki arkadaşlar edindiği gayet doğruydu. Hele Rolande'yi çok seviyordu Hill. O sırada Rolande'nin kahverengi gözleriyle etrafı süzdüğünü gördü. Öyle ya, burada kimseye söyleyemeyecekleri bir sebepten dolayı duruyordu iki genç cadı.

Bir kaç dakika sonra tekrar Roll'e döndü Hill. Son günlerde yaşadığı olaylar hakkında Roll ne düşünüyordu acaba? '' Son günlerde yaşadıklarımız.. Başıma böyle şeyler geleceğini hiç düşünmüyordum. '' Şimdi Roll'u bekliyordu Hill. Onun cevabını..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 3:57 pm

İnan bana son günlerde bende garip olayların içindeyim. Sırf bu değil, daha ekstra bir sürü olay var. “ diyerek mırıldandı Rolande. Daha sonra kıza biraz daha yaklaşarak öğrendiği gerçeği ona da açıklama gereği duydu. Oldukça essiz bir ses tonuyla kızın kulağına eğilerek fısıldadı. “ Hogwarts gerçekten tehlike altında Hilary, yeni atanan Profesör hiçte güvenli biri değil… O- “ dedikten sonra duraksadı genç cadı. Artık b kelimeyi söylemekten bıkmıştı. Oldukça ürkütücü ve acımasız geliyordu ona. “ Şey yani o akranlığın hizmetkarı. Profesör Geonna bir ölüm yiyen Hilary! “ diyerek vurguladı sonunda soluk soluğa kalarak. Hogwarts bu duruma nasıl düşebilirdi? Belki şimdi Hilary’e her şey çok saçma geliyordu. Belki de Geonna bakanlığın gözünü boyadığı gibi onunda gözünü boyamıştı.Genç cadı yavaş adımlar ile banyoda turlanmaya başlarken bir yandan da konuşmasına devam ediyordu. “ Bu kitapta bu olayla ilgili olmalı büyük bir ihtimalle. Sanırım karanlık bakanlığa bile sızmaya başladı… Bu parşömeni yasak ormana gömmemizi istemesinin nedeni de Hogwarts’ın ölüm yiyenlere karşı korunması olan kalkanın ortadan kaldırılmış olması. Fakat büyük bir ihtimalle bunu kimse bilmiyor. Ve sonuçta bizde parşömeni gömerek bir nevi Hogwarts’ı koruma altına almaya çalışacağız. “ dedi hızlıca. Konuşmasını bitirdikten sonra hızla eliyle ağzını kapatarak, olanlara inanamayarak şaşkın bir ifadeyle Hilary’e baktı. Ne yani? Bütün bunları Rolande söylemiş olabilirdi. Evet, zeki biri olabilirdi fakat; bu kadarını düşünecek kadar zekası olduğuna inanmıyordu. Acaba bu kitap onun ruhuna mı girmişti? Yada beynini yönetmeye mi başlamıştı? Bu saçma soruları düşünürken delirmek üzere olduğunu hissetti. Belki de artık itapların arasında boğuşmaktan zekası en üst seviyeye çıkmış olabilirdi. Yoo, hayır gerçekten saçmalamaya başlamıştı. Hilary’in kendisine şaşkın bakışlar ile bakmasına aldırmadan kız tam konuşacakken onu susturdu ve devam etti. “ Çok tehlikeli bir iş, ama sanırım bu kadarını ayarlayan kişi bizim güvenliğimizi de üstlenmiştir diye düşünüyorum. “ diyerek tatlı bir gülümseme belirtti ve kıza masumca baktı. En son yaşananlardan dolayı yasak ormana adımını dahi atmak istemese de kitabın bu sözlerine güvenerek bu işe kalkışacaktı. Acaba Hilary ile baş başa gitmeleri doğru mu olurdu? Yanlarına bir erkek olarak Sébastien’i alsalar belki de onlar için daha iyi olabilirdi.

Düşündükçe yanlarına birini alma fikrinin çok saçma olduğun fark etti. Eğer kitap yanlarına birini almalarını isteseydi, zaten onlara söylerdi ki. Demek ki bu görevi onların tek başına yapmasını istiyordu ki; her şeyi önceden planlamıştı… İkisinin kütüphanede buluşmasını, Rolande’in hiçbir kitaba karşı içtenlikle yaklaşmaması ve sonunda o kitabı fark etmesini… Ve daha arada kaynayan bir sürü küçük ayrıntı. Bunlar ancak bir dahinin planlamasıyla oluşabilecek şeylerdi Rolande’e göre. O sırada kendi düşünceleriyle baş başa kalıp, Hilary’i ihmal ettiğini anlayarak, “ Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp, şu parşömeni aramaya başlamalıyız. “ diyerek ciddi bir bakış fırlattı. Daha sonra aklına kitapta yazan kelimeleri getirmeye çalıştı. Sınıf başkanları banyosundaki en uç noktada saklanmış parşömen parçası. Eskimiş bir parşömen… Gözlerini açabildiği kadar büyütüp, sinsice etrafta dolaşmaya başladı. Acaba en kuytu köşe neresi olabilirdi ki? Hafiften eğilerek adımlarına sessizce devam eden Rolande o sırada kendi kendine açılan bir çeşme ile irkilip çığlık attı. Pas tutmuş çeşmeden, şiddetli bir şekilde fışkıran suların beton zemine karışmasıyla birlikte işler iyice çığırından kaçıyordu sanki. Ama bir sorun vardı. Nendense sular etrafa yayılmıyordu. Bütün akan sular beton zemine düştükçe; incecik bir ipi andırıyor ve bir köşeye doğru akıyordu. Rolande suyun aktığı köşeye doğru ilerleme gereği duydu o sırada. Ürkek adımlarını ilerletirken, kafasına dank etmişti. En kuytu köşeye yönlendiriyorlardı onu. “ Hey Hilary! Sanırım en kuytu köşe burası… Vay canına nasılda beni yönlendirdiler. “ diyerek etrafa bakındı. Fal taşı gibi açılmış, kahverengi gözlerine o sırada ilişen yılların eskittiği bir parşömen parçasıydı. Sağ elini hemen uzatıp, parşömeni eliyle kavradı. Artık istediklerini elde etmişlerdi. Meraklı bakışlarını Hilary’e doğru çevirerek; ‘ şimdi ne yapalım? ‘ dercesine bir bakış fırlattı.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ella Hilary Bagterlayer
Gryffindor Sınıf Başkanı&4. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
66 / 10066 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 516
Yaş : 21
Savaş Tarafın : Tarafsız
Rp Partneri : ~~ Edwyn Jeremy Marseille ~~ * I love him *
En Belirgin Özellik : Yüzündeki gülümseme
Asa : Asma ağacı , ejderha kalbinin en güçlü duyguları
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 02/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 4:51 pm

'' İnan bana son günlerde bende garip olayların içindeyim. Sırf bu değil, daha ekstra bir sürü olay var. Hogwarts gerçekten tehlike altında Hilary, yeni atanan Profesör hiçte güvenli biri değil… O-Şey yani o akranlığın hizmetkarı. Profesör Geonna bir ölüm yiyen Hilary! '' Bu sözden sonra Hill'in ağzı bir karış açılmıştı. Göğsü inip kalkmaya başlamıştı. Ne,ne yani? Profesör Geonna bir-bir ölüm yiyendi ve bunu kimse bilmiyor muydu? Bir ölümyiyenin Hogwarts'a müdür olarak atanması hiç hoş bir şey değildi. Eğer Geonna'nın müdürelikten çıkması için gideceksem Yasak Orman'a,gidebilirim diye mırıldandı yinede şüpheli bir tavırla. Bu düşüncesini Rolande'yede açıklamak isterdi ama Rolande'nin banyoda turlar atarak döndüğünü gördü. Aslında Hill'de onunla aynı psikolideydi. Kütüphanede olanları bırak,Hogwartss gerçekten tehlikedeydi Roll'un dediklerine göre. Hogwarts müdürünün bir ölümyiyen olduğu düşünülürse.. Düşünmesi bile ürkünçtu bunun! O anda Hill'in aklına bir şey daha takıldı. Peki,Roll nereden biliyordu tüm bunları? Evet,Hogwarts'ın tehlikede olduğunu düşünüyordu fakat Profesör Geonna ile ilgili bu esrarengiz bilgiyi nereden bulmuştu? Roll yalanda söylemezdi. Gayet dürüst bir kızdı. Ama Hill yinede Roll'e sormayı denedi nereden bildiğini tüm bunların. O sırada Roll''un yine bir şey söylediğini duydu Hill ve kulaklarını Roll'e doğrulttu. '' Bu kitapta bu olayla ilgili olmalı büyük bir ihtimalle. Sanırım karanlık bakanlığa bile sızmaya başladı… Bu parşömeni yasak ormana gömmemizi istemesinin nedeni de Hogwarts’ın ölüm yiyenlere karşı korunması olan kalkanın ortadan kaldırılmış olması. Fakat büyük bir ihtimalle bunu kimse bilmiyor. Ve sonuçta bizde parşömeni gömerek bir nevi Hogwarts’ı koruma altına almaya çalışacağız. '' Hill olayları daha çabuk çözümleyebiliyordu Roll'un açıklamalarıyla. Aslında Hill aptal bir kız değildi fakat ne oldu bilmiyordu işte. Son günlerde yaşananlar onun kafasını yeterince yormaya yetmişti zaten. Daha fazla kafasını zorlamak onun aptal bir kız olmasına yetecekti. Konu yine Yasak Orman'a gelince Hill elinde olmaksızın titredi. Fakat tüm bunlar okulu içinse sonuna kadar hazırdı Hill. '' Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp, şu parşömeni aramaya başlamalıyız. '' Hill Roll'e bencede anlamında başını salladı ve aramaya koyuldu. O sırada birden bire karşılarına çıkan bir çeşme Rolande'nin çığlık atmasına sebep olsada Hill dikkatli bir şekilde olacakları izliyordu. Çesmedeki su gâyet şiddetli bir şekilde akıyor,fakat yere sıçramak yerine sadece,sadece bir yöne doğru akıyordu. En kuytu köşeydi işte suyun aktığı yer! Aynı kitaptaki gibi diye düşündü Hill ve suyun aktığı yöne doğru gözlerini çevirmiş arkadaşı Roll'u takip etmeye başladı. O sırada Roll perşomeni bulduğunu söyledi. Asıl macera şimdi başlayacak diye düşünürken Hill birden Roll'un ona bakmasıyla kendine geldi. *Şimdi ne yapacağız* dercesine bakıyordu arkadaşı ona. '' Kitapta yazanları mı? '' dedi Hill Roll'a yüzünde gayet şüpheli bir ifade ile. Daha sonra ne alacağını görmek veya düşünmek bile istemiyordu. Gözlerini sıkıca kapayıp açtı ve Roll'u beklemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rolande Addié
5. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
100 / 100100 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 1462
Yaş : 23
Savaş Tarafın : Chiarore Suo Guardia
Rp Partneri : Forever Sébastien! He is my love angel.
En Belirgin Özellik : Sabırlı kişilik ve oldukça sakar o.O
Asa : 21 Inch,Hipogrif Tüyü, At Kılı
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 26/06/09

Galleon
Galleon: 1000
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 7:12 pm



Üzülerek söylüyorum ama sanırım evet, yasak ormana gidip kitabın dediklerini yapmalıyız. “ dedi başını öne eğerek. Bunu yapmaktan başka çareleri yoktu. Korkuyordu. Oradaki her şeyden. Yasak ormanın karanlığından, tehlikesinden… Bir daha orada bulunmak dahi istemiyordu. Tek güvencesi bu kitaptı. Sadece onun her şeyi planladığını sezerek, ilerliyordu bu yolda. İyice bunalmıştı zaten. Yasak Orman işini hemen bugün halletmek zorunda mıydılar ki? Aslında evet bugün halletmeleri gerekti. Çünkü her geçen gün Hogwarts da ki tehlike daha da büyüyordu. En çok şaşırdığı şey ise kendi bina sorumlusunun da bir ölüm yiyen olduğunu öğrenmek olmuştu. Şimdi Profesör William’ın yanına gidip nasıl derdini anlatabilirdi ki? Ailesine bu olayı anlatmalı mıydı? Arkadaşlarına söylediği gibi Hogwarts’ın tehlike altında olduğunu söylemeli miydi? Kesinlikle hayır! Eğer söylerse ailesi onu garanti okuldan alırlardı. Mecburen ya Beauxbatons’a devam etmek zorunda kalabilirdi. Hatta karanlık oraya da sızarsa , iğrenç bir muggle okulunda öğretimini sürdürmeyi bile göze alırdı ailesi. Bu iğrenç düşünceyi meşgul beyninden atarak biraz da olsa hafifledi. O kadar çok dert binmişti ki üstüne; hangisiyle başa çıkacağını bile bilmiyordu. Birde yakında düzenlenecek olan Cadılar Bayramı balosu vardı. Baloya tabi ki de Sébastien ile gitmek istiyordu, fakat henüz ondan daha bir teklif alamamıştı bu konuda. Düşünceli ifadesini bir anda silerek yerine daha mutlu olmaya çalışıp da başaramayan bir kızın ifadesini yerleştirmişti. Sınıf başkanları banyosu o kadar soğuktu ki, adeta dışarıda ki tüm soğuk hava sanki içeri sızıyordu. Ellerini birleştirerek birbirine sürttürdü ve ısınmaya çalıştı. Daha sonra yutkunarak konuştu. “ Hazır mısın? Ihm, sanırım ilk önce kazma kürek bulmamız gerekecek. İnan bana bu duruma düşmeyi bende istemezdim. “ diyerek muzipçe gülümsedi. Sağ elini kıza doğru götürdü ve ‘ benimle misin? ‘ anlamında bir bakış fırlattı. Bu attığı bakışı hemen Anlayan Hilary; Rolande’in eline çaktı ve ikisi de aynı anda, “ Sonuna kadar beraberiz. “ diyerek kıkırdadılar. Eskimiş parşömenden gelen hafif mayhoş koku kısa zamanda Rolande’e ilişmişti. Burnunu çekerek kokuyu fark eden genç cadı hafiften yüzünü ekşiterek, “ Bu şey gerçekten iğrenç kokuyor. “ diyerek ağzını burnunu büktükten sonra parmağının ucuyla parşömeni tiksinerek kıvırdı ve cebine sıkıştırdı. “ Sanırım burada durması daha iyi olur. “ dedikten sonra Hilary’in koluna girdi ve bahçeye doğru ilerlediler. Şuan tek düşündüğü orada kötü bir şey ile karşılaşmamaktı. Eğer başına bir bela alırsa bu sefer yanında güvendiği kişi yani Sébastien yoktu. Sadece Hilary ve oydu. Kesinlikle tehlikeye doğru adımlarını hızla ilerletiyorlardı.


_________________


I can almost see it
That dream I'm dreamin
But there's a voice inside my head saying you'll
never reach it.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ella Hilary Bagterlayer
Gryffindor Sınıf Başkanı&4. Sınıf
avatar

RPG Puanı :
66 / 10066 / 100

Kadın
Mesaj Sayısı : 516
Yaş : 21
Savaş Tarafın : Tarafsız
Rp Partneri : ~~ Edwyn Jeremy Marseille ~~ * I love him *
En Belirgin Özellik : Yüzündeki gülümseme
Asa : Asma ağacı , ejderha kalbinin en güçlü duyguları
Ruh Halin :
Kayıt tarihi : 02/08/09

Galleon
Galleon: 10
Patronus: Seçilmedi

MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   Cuma Ağus. 07, 2009 7:46 pm

'' Üzülerek söylüyorum ama sanırım evet, yasak ormana gidip kitabın dediklerini yapmalıyız. '' Evet,şimdi Yasak Orman'a gideceklerdi. Yasak Orman'ın ismi bile korkunç geliyordu ama Hogwarts'ın ve oradaki cadıların,büyücülerin iyiliği için bunu yapmak zorundaydı. Ayrıca Yasak Orman'a gidip bu parşömeni gömdüklerinde,en azından Hogwarts'ın hayatı kurtulacaktı ve kimbilir;belkide herkes iki genç kıza hayranlıkla bakacaktı. Bu tatlı düşünceleri bozan şey ise herkesin anlayacağı gibi Yasak Orman'dı. Oradaki ürkünç hava.. Vahşi hayvanlar,belkide vampirlere yem olmakda vardı. Ama Hill cesur bir kızdı. Başını havaya kaldırdı,derin bir nefes aldı ve gülümsedi. Yasak Orman'a gidecekti. Sonuna kadar.. Bunları düşünmeye dalmışken gözü Rolande'ye baktı. Rolande'de cesur görünmeye çalışarak kendini teselli ediyordu besbelli. Ama bu pekde kolay bir şey değildi. Diğer adı Karanlık Orman olarak bilinen vahşi bir orman! Ve bu ormanın içinde gâyet cesur olsalar bile ormana karşı gelemeyecekleri düşünülen iki genç cadı.. Hill bir ara niye bu belalara başını soktuğunu,Roll'un neden bu lanet olası- lanet olasıca diyememişti Hill. İçinden söylüyordu bu ama birden boğazı düğümlenmişti. Ağzını açıp kapayabilmiş,fakat lanet olasıca diyememişti. Biraz ürkse bile kendine gelince olanları bir kaz daha gözden geçirdi. Ama,ama belkide kütüphaneye gitmeselerde bu kitap iki genç cadının karşısına çıkacaktı. Bu kitap,onların kaderleriydi. * Kader. * Bu sözcük,kader sözcüğü Hill'e çok garip geliyordu. O sırada Hill'in gözü tekrar Roll'e kaydı. Çok soğuk olduğundan dolayı * ki Hill bunu yeni farketmişti. * Roll ellerini birbirine sürtüp ısınmaya çalışıyordu. Hill öylesine düşüncelerle boğuşmaktaydı ki havanın,özellikle banyonun soğuk olduğunu farkedememişti bile. Roll'u hala süzen Hill Roll'un yutkunduğunu gördü. Birkaç saniye sonra Roll'de tatlı bir tavırla Hill'e döndü ve '' Hazır mısın? Ihm, sanırım ilk önce kazma kürek bulmamız gerekecek. İnan bana bu duruma düşmeyi bende istemezdim. '' derken yüzünde pekde hoş olmayan,asık bir ifade vardı. Birden Roll elini Hill'e uzattı benimle misin dercesine ve Hill'inde eline çakmasından sonra '' Sonuna kadar beraberiz. '' dedikten sonra kıkırdamaya başladılar. Tekrar ciddi hallerini alınca parşömenin pis kokusunu farkedip çok pis koktuğunu dile getirdi Roll. Hill'inde burnuna bu iğrenç koku gelmişti fakat gülmekten başka bir yorum yapamadı Hill. Kısa süre sonra kolkola yürümeye,banyodan çıkmaya başladı iki dost. İki genç cadıda asık suratlarını,mutsuz ruhlarını aptal şeylerle teselli etmeye çalışırken,tehlikeye doğru yürüdüklerinide biliyorlardı.. Acaba başlarına bu tehlikeli yolculukta ne gelecekti?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Çözülmemiş Sırlar -2   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çözülmemiş Sırlar -2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Melankolik Satırlar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: V. Kat :: Sınıf Başkanları Banyosu-
Buraya geçin: